Aile Hukuku Rehberi 2026 | Boşanma, Nafaka, Velayet ve Mal Paylaşımı
Aile hukuku; evlilik, boşanma, nafaka, velayet, mal rejimi, soybağı, evlat edinme ve aile içi şiddetten korunma gibi konuları düzenleyen hukuk dalıdır. Bu rehber, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) ve ilgili kanunlar çerçevesinde aile hukukunun temel başlıklarını tek sayfada özetler ve her başlık için ayrıntılı rehberlerimize yönlendirir. Metin 4 Ekim 2026 itibarıyla güncel hukuki durumla hazırlanmıştır; anlatılan her kural mevzuat metnine dayanmaktadır.
Kısa cevap: Aile hukuku davaları aile mahkemelerinde görülür (4787 sayılı Kanun m.4). Boşanma, eşlerin anlaştığı anlaşmalı boşanma (TMK m.166/3; evlilik en az bir yıl sürmüş olmalıdır) veya boşanma sebebinin ispatlandığı çekişmeli boşanma olarak gerçekleşir. Boşanmanın mali sonuçları nafaka (TMK m.169, 175, 182), tazminat (m.174) ve mal rejiminin tasfiyesidir; yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılma rejimidir (m.202). Çocuklar bakımından velayet ve kişisel ilişki düzenlenir (m.182, 335-336). Güncel gelişme: Anayasa Mahkemesi, yoksulluk nafakasındaki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti; karar 30 Eylül 2026’da Resmî Gazete’de yayımlandı ve 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek.
İlk yayın: 26 Şubat 2026 · Son güncelleme: 4 Ekim 2026 · Hazırlayan: Av. Arb. Mehmet Sami UZUN, LL.M.
Bu Rehberde Neler Var?
- Aile hukuku nedir, hangi mahkeme bakar?
- Boşanma türleri: anlaşmalı ve çekişmeli
- Boşanma sebepleri (TMK m.161-166)
- Boşanma davası nasıl açılır?
- Boşanmada kusurun önemi
- Nafaka türleri ve Anayasa Mahkemesi kararı
- Velayet ve kişisel ilişki
- Mal rejimi ve mal paylaşımı
- Ziynet eşyası davası
- Boşanmada maddi ve manevi tazminat
- Aile konutu şerhi
- 6284 sayılı Kanun: koruma tedbirleri
- Soybağı ve babalık davası
- Evlat edinme
- Deliller ve hukuka aykırı delil
- Sık sorulan sorular
1. Aile Hukuku Nedir, Hangi Mahkeme Bakar?
Aile hukuku, evlilik ve aile ilişkilerinden doğan hak ve yükümlülükleri düzenleyen özel hukuk dalıdır; temel kaynağı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’dur (TMK, 1 Ocak 2002’de yürürlüğe girmiştir). Aile hukukundan doğan dava ve işlere aile mahkemeleri bakar (4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m.4/1). Boşanma ve ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m.168).
| Konu | Temel dayanak |
|---|---|
| Boşanma ve ayrılık | TMK m.161-184 |
| Nafaka (tedbir, yoksulluk, iştirak, yardım) | TMK m.169, 175-177, 182, 328-331, 364 |
| Mal rejimi ve mal paylaşımı | TMK m.202 vd.; 4722 sayılı Kanun m.10 (geçiş) |
| Velayet ve kişisel ilişki | TMK m.182, 335 vd. |
| Soybağı ve babalık | TMK m.282 vd. |
| Evlat edinme | TMK m.305 vd. |
| Aile içi şiddetten korunma | 6284 sayılı Kanun |
2. Boşanma Türleri: Anlaşmalı ve Çekişmeli
Boşanma, evlilik birliğinin mahkeme kararıyla sona erdirilmesidir; Türkiye’de boşanma yalnızca mahkeme kararıyla gerçekleşir. İki ana türü vardır: eşlerin her konuda anlaştığı anlaşmalı boşanma ve boşanmanın kendisi veya sonuçları konusunda anlaşılamadığı çekişmeli boşanma.
| Anlaşmalı boşanma | Çekişmeli boşanma | |
|---|---|---|
| Dayanak | TMK m.166/3 | TMK m.161-166 (özel ve genel sebepler) |
| Şart | Evlilik en az bir yıl sürmüş olmalı; eşler birlikte başvurmalı veya bir eş diğerinin davasını kabul etmeli | Boşanma sebebinin ispatı gerekir |
| Hâkimin rolü | Tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirir; boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hakkındaki düzenlemeyi uygun bulması şarttır; gerekli değişiklikleri yapabilir, değişiklikler taraflarca kabul edilirse boşanmaya hükmedilir | Olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz (m.184); deliller, tanıklar ve gerekirse bilirkişi incelenir |
Anlaşmalı boşanma protokolünde genellikle velayet, kişisel ilişki, nafaka, tazminat ve mal paylaşımı düzenlenir; kanuna göre hâkim, boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hakkındaki düzenlemeyi uygun bulmak zorundadır. Süreç hakkında ayrıntılı bilgi için anlaşmalı boşanma davası ne kadar sürer, anlaşmanın bozulması hâlinde ise anlaşmalı boşanmadan çekişmeliye geçiş yazımıza; çekişmeli dava için çekişmeli boşanma davası aşamaları rehberimize bakabilirsiniz.
3. Boşanma Sebepleri Nelerdir? (TMK m.161-166)
Kanun, boşanma sebeplerini özel sebepler (m.161-165) ve genel sebep (m.166) olarak düzenler. Bazı sebeplerde dava hakkı hak düşürücü sürelere bağlıdır.
| Sebep | Madde | Önemli şart / süre |
|---|---|---|
| Zina | m.161 | Boşanma sebebini öğrenmeden itibaren 6 ay, her hâlde zina eyleminin üzerinden 5 yıl geçmekle dava hakkı düşer; affeden tarafın dava hakkı yoktur |
| Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış | m.162 | Öğrenmeden itibaren 6 ay, her hâlde sebebin doğumundan 5 yıl; affeden tarafın dava hakkı yoktur |
| Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme | m.163 | Birlikte yaşamanın diğer eşten beklenememesi hâlinde “her zaman” dava açılabilir |
| Terk | m.164 | Ayrılık en az 6 ay sürmeli; ihtar (hâkim veya noter) ayrılığın 4. ayı bitmeden istenemez; ihtardan sonra 2 ay geçmedikçe dava açılamaz |
| Akıl hastalığı | m.165 | Hastalığın geçmesine olanak bulunmadığının resmî sağlık kurulu raporuyla tespiti şart |
| Evlilik birliğinin temelinden sarsılması | m.166/1-2 | Davacının kusuru daha ağırsa davalının itiraz hakkı vardır; itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve korunmaya değer yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir |
| Anlaşmalı boşanma | m.166/3 | Evlilik en az 1 yıl sürmüş olmalı |
| Reddedilen davadan sonra ortak hayatın kurulamaması | m.166/4 | Davanın reddi kararının kesinleşmesinden itibaren 1 yıl geçmesine rağmen ortak hayat kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır |
Not: TMK m.166/4’teki bekleme süresi daha önce üç yıldı; 7532 sayılı Kanunla (Kasım 2024) bir yıla indirilmiştir. Zina sebebiyle boşanma ve af konusundaki ayrıntılar için zina nedeniyle boşanma davası ve af olgusu yazımıza bakabilirsiniz.
4. Boşanma Davası Nasıl Açılır?
Boşanma davası, yetkili aile mahkemesine verilen dava dilekçesiyle açılır. Boşanma davası açmaya hakkı olan eş, dilerse boşanma, dilerse ayrılık isteyebilir (TMK m.167); ayrılığa bir yıldan üç yıla kadar bir süre için karar verilebilir (m.171). Süreç genel olarak şu adımlardan oluşur:
- Yetkili mahkemenin belirlenmesi: Eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi (m.168).
- Dava dilekçesinin hazırlanması: Boşanma sebepleri ile nafaka, tazminat, velayet gibi talepler dilekçede yer almalıdır. Harç ve gider avansı için Dava Harcı Hesaplama Aracımızı kullanabilirsiniz.
- Geçici önlemler: Dava açılınca hâkim, davanın devamı süresince eşlerin barınmasına, geçimine, mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır (m.169).
- Delillerin sunulması ve yargılama: Tanıklar dinlenir, belgeler incelenir, gerektiğinde bilirkişi görüşü alınır.
- Karar: Boşanma sebebi ispatlanmışsa hâkim boşanmaya veya ayrılığa karar verir (m.170); aynı kararda velayet, kişisel ilişki, nafaka ve tazminat gibi mali sonuçlar düzenlenir.
Boşanma davasında arabulucuya başvurmak dava şartı değildir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/B’de dava şartı arabuluculuk kapsamındaki alanlar arasında aile hukuku yer almaz; ayrıca aile içi şiddet iddiasını içeren uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişli değildir (m.1/2). Tarafların serbestçe tasarruf edebileceği mali konularda ise gönüllü arabuluculuk yoluyla uzlaşma aranabilir; bu konuda Arabuluculuk Nedir? rehberimize bakabilirsiniz. Davanın ne kadar süreceğine dair kanunda sabit bir süre yoktur; süre, uyuşmazlığın niteliğine, delillerin toplanmasına ve mahkemenin iş yüküne göre değişir.
5. Boşanmada Kusurun Önemi
Kusur, boşanmanın mali sonuçlarını doğrudan etkiler; kanundaki başlıca etkileri şunlardır:
- Yoksulluk nafakası: Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla nafaka isteyebilir (m.175).
- Tazminat: Maddi tazminatı kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan isteyebilir; manevi tazminatı ise kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf kusurlu diğer taraftan talep eder (m.174).
- Mal rejimi: Zina veya hayata kast nedeniyle boşanmada hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir (m.236/2).
- Boşanma davasında itiraz: Davacının kusuru daha ağırsa davalının davaya itiraz hakkı vardır (m.166/2).
Velayetin verilmesinde ise esas ölçüt çocuğun yararıdır (aşağıya bakınız).
6. Nafaka Türleri ve Anayasa Mahkemesi Kararı
Türk hukukunda dört temel nafaka türü vardır: dava süresince verilen tedbir nafakası (TMK m.169), boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eşe bağlanan yoksulluk nafakası (m.175), velayeti olmayan ebeveynin çocuk için ödediği iştirak nafakası (m.182/3) ve üstsoy, altsoy ile kardeşler arasında doğan yardım nafakası (m.364). Bağlanmış nafaka, tarafların mali durumunun değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde artırılabilir veya azaltılabilir; alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü hâlinde (irat biçiminde bağlanmış nafaka) kendiliğinden kalkar (m.176).
Güncel gelişme: Anayasa Mahkemesi, 4 Haziran 2026 tarihli ve E.2025/156, K.2026/131 sayılı kararıyla TMK m.175/1’deki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir. Karar 30 Eylül 2026’da Resmî Gazete’de yayımlanmış olup iptal hükmü yayımından dokuz ay sonra, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecektir. Yoksulluk nafakası kaldırılmamıştır; süresi yeni kanun düzenlemesiyle belirlenecektir. Bu tarihe kadar mevcut kanun metni uygulanır ve bağlanmış nafaka kararları kendiliğinden ortadan kalkmaz. Karar iştirak nafakasını etkilemez. 13. Yargı Paketi’nin nafakaya ilişkin düzenlemeyi içereceği ve Ekim 2026’da Meclis’e sunulması planlandığı belirtilmekle birlikte, 4 Ekim 2026 itibarıyla kanunlaşmış bir metin bulunmamaktadır.
Nafaka konusunda tüm ayrıntılar için Nafaka Hukuku Rehberi 2026 sayfamıza; artırım için nafaka artırım davası şartları, ödenmeyen nafaka için nafaka icra takibi yazımıza, yaklaşık bir tahmin için Nafaka Hesaplama Aracımıza bakabilirsiniz.
7. Velayet ve Kişisel İlişki
Velayet, ergin olmayan çocuğun bakımı, eğitimi ve temsiline ilişkin ana-baba hak ve yükümlülüklerinin bütünüdür. Ergin olmayan çocuk, ana ve babasının velayeti altındadır ve yasal sebep olmadıkça velayet ana ve babadan alınamaz (TMK m.335). Evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanır; ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse hâkim velayeti eşlerden birine verebilir; boşanmada velayet, çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir (m.336). Kanun, boşanmadan sonra velayetin eşlerden birine verileceğini düzenlemektedir; boşanma sonrası ortak velayet kanunda öngörülmemiştir. Ana ve baba evli değilse velayet anaya aittir (m.337).
Mahkeme boşanma veya ayrılığa karar verirken, olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten sonra ana ve babanın haklarını ve çocuk ile olan kişisel ilişkilerini düzenler (m.182/1). Velayeti kendisine verilmeyen eşin çocukla kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur; bu eş çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır (m.182/3). Kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceği mahkeme kararında ihtar edilir (m.182/2). Ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olgular zorunlu kılarsa hâkim gerekli önlemleri alır (m.183). Çocuğun görüşünün dikkate alınması için velayet davasında çocuğun görüşü yazımıza bakabilirsiniz.
8. Mal Rejimi ve Mal Paylaşımı
Eşler arasında kural olarak “edinilmiş mallara katılma rejimi” uygulanır; eşler mal rejimi sözleşmesiyle kanunda belirlenen diğer rejimlerden birini kabul edebilir (TMK m.202). Mal rejimi sözleşmesi evlenmeden önce veya sonra yapılabilir (m.203). TMK’nın yürürlüğe girdiği 1 Ocak 2002 tarihinden önce evlenmiş eşler, bir yıl içinde başka bir mal rejimi seçmedikleri takdirde bu tarihten geçerli olmak üzere yasal mal rejimini seçmiş sayılırlar (4722 sayılı Kanun m.10).
| Edinilmiş mallar (m.219) | Kişisel mallar (m.220) |
|---|---|
| Her eşin mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir. Özellikle: çalışmanın karşılığı olan edinimler, sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının ödemeleri, çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar, kişisel malların gelirleri, edinilmiş malların yerine geçen değerler | Yalnızca eşin kişisel kullanımına yarayan eşya; mal rejiminin başlangıcında eşe ait olan veya sonradan miras ya da karşılıksız kazanma yoluyla elde edilen değerler; manevi tazminat alacakları; kişisel malların yerine geçen değerler |
Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden bunu ispatlamakla yükümlüdür; bir eşin bütün malları aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir (m.222). Katılma alacağı: Her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olur ve alacaklar takas edilir (m.236). Boşanma hâlinde mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (m.225/2).
Mal kaçırma: Mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan yapılan olağan hediyeler dışındaki karşılıksız kazandırmalar ile katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler edinilmiş mallara değer olarak eklenir (m.229). Borçlu eşin malvarlığı katılma alacağını karşılamazsa alacaklı eş, hesaba katılması gereken karşılıksız kazandırmaları bunlardan yararlanan üçüncü kişilerden eksik kalan miktarla sınırlı olarak isteyebilir; bu dava hakkı, haklarının zedelendiğini öğrendiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde mal rejiminin sona ermesinin üzerinden beş yıl geçmekle düşer (m.241).
Mal rejiminin tasfiyesi talepleri, TMK m.178’deki bir yıllık süreye tabi değildir; Yargıtay uygulamasında bu alacaklar için 10 yıllık genel zamanaşımı uygulanır. Dava açma yöntemi ve adımlar için boşanmada mal paylaşımı davası yazımıza bakabilirsiniz.
9. Ziynet Eşyası (Düğün Takıları) Davası
Yargıtay uygulamasına göre kadına özgü ziynet eşyaları, aksine bir anlaşma veya yerel âdet yoksa, evlilik sırasında hangi eşe takılmış olursa olsun kadının kişisel malı sayılır. Ziynet eşyasının aynen iadesi talebi uygulamada zamanaşımına tabi görülmemekte, eşyanın bedelinin istenmesi hâlinde ise 10 yıllık genel zamanaşımı uygulanmaktadır. Güncel Yargıtay kararları ve dava şartları için ziynet eşyasının iadesi davaları yazımıza bakabilirsiniz.
10. Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat
Boşanmada tazminat, TMK m.174’te düzenlenir. Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir (m.174/1). Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir (m.174/2). Tazminat boşanma davasıyla birlikte istenebilir; boşanma davasında karara bağlanmamış tazminat ve nafaka talepleri için ayrı dava hakkı, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (m.178). Tutarı etkileyen unsurlar için boşanma davalarında tazminat miktarını belirleyen etkenler yazımıza bakabilirsiniz.
11. Aile Konutu Şerhi
Aile konutu, diğer eşin açık rızası olmadan devredilemez. TMK m.194’e göre eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. Rızayı sağlayamayan veya haklı bir sebep olmadan kendisine rıza verilmeyen eş hâkimin müdahalesini isteyebilir. Aile konutu olarak özgülenen taşınmazın maliki olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini tapu müdürlüğünden isteyebilir.
12. 6284 Sayılı Kanun: Aile İçi Şiddete Karşı Koruma Tedbirleri
6284 sayılı Kanun, şiddet uygulayanlar hakkında hâkimin önleyici tedbir kararı vermesine imkân tanır. Kanunun 5. maddesine göre hâkim; mağdura yönelik şiddet tehdidi, hakaret veya aşağılamayı içeren söz ve davranışlarda bulunulmamasına, müşterek konuttan derhâl uzaklaştırılmaya ve müşterek konutun korunan kişiye tahsisine, korunan kişilere, konuta, okula ve işyerine yaklaşılmamasına, korunan kişinin iletişim araçlarıyla veya başka surette rahatsız edilmemesine, silahların kolluğa teslimine, alkol veya uyuşturucu kullanmama, gerekirse muayene ve tedavi yaptırma gibi tedbirlere karar verebilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde bazı tedbirleri kolluk amirleri de alabilir; hâkim tarafından yirmi dört saat içinde onaylanmayan tedbirler kendiliğinden kalkar. Hâkim bu tedbirlerle birlikte velayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki konularında da karar vermeye yetkilidir; şiddet uygulayan aynı zamanda ailenin geçimini sağlayan veya katkıda bulunan kişiyse, TMK’ya göre nafakaya hükmedilmemiş olması kaydıyla talep edilmese dahi tedbir nafakasına hükmedebilir (m.5/3-4). Başvuru ve süreç için uzaklaştırma kararı rehberimize bakabilirsiniz.
13. Soybağı ve Babalık Davası
Çocuk ile ana arasında soybağı doğumla kurulur; çocuk ile baba arasında soybağı ana ile evlilik, tanıma veya hâkim hükmüyle kurulur (TMK m.282). Evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz gün içinde doğan çocuğun babası kocadır (m.285). Soybağının reddi davasında koca, doğumu ve baba olmadığını öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl içinde dava açmak zorundadır; ana doğumdan, çocuk ise ergin olduğu tarihten başlayarak en geç bir yıl içinde dava açmak zorundadır (m.289). Çocuk ile baba arasındaki soybağının mahkemece belirlenmesini (babalık davası) ana ve çocuk isteyebilir (m.301); davalının, çocuğun doğumundan önceki üç yüzüncü gün ile yüz sekseninci gün arasında ana ile cinsel ilişkide bulunmuş olması babalığa karine sayılır (m.302). Soybağına ilişkin davalar, taraflardan birinin dava veya doğum sırasındaki yerleşim yeri mahkemesinde açılır (m.283).
14. Evlat Edinme
Evlat edinmede şartlar, birlikte ve tek başına evlat edinme bakımından farklıdır. Evli olmayanlar birlikte evlat edinemez; eşler ancak birlikte evlat edinebilir ve eşlerin en az beş yıldan beri evli olmaları veya otuz yaşını doldurmuş bulunmaları gerekir (TMK m.306). Evli olmayan kişi otuz yaşını doldurmuş ise tek başına evlat edinebilir (m.307). Bir küçüğün evlat edinilmesi, evlat edinen tarafından bir yıl süreyle bakılmış ve eğitilmiş olması koşuluna bağlıdır; evlat edinmenin her hâlde küçüğün yararına olması ve evlat edinenin diğer çocuklarının yararlarının hakkaniyete aykırı biçimde zedelenmemesi gerekir (m.305).
15. Boşanmada Deliller ve Hukuka Aykırı Delil
Boşanma davasında hâkim, davanın dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz; taraflara yemin önerilemez ve tarafların ikrarları hâkimi bağlamaz (TMK m.184). Delil olarak tanık beyanları, yazılı belgeler, banka kayıtları, sağlık raporları ve yazışmalar gündeme gelebilir. Ancak Anayasa’nın 38. maddesine göre kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez; bu nedenle delillerin hukuka uygun biçimde elde edilmesi ve saklanması önemlidir.
Sık Sorulan Sorular (SSS)
Boşanma davası nasıl açılır?
Boşanma davası, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer aile mahkemesine verilen dava dilekçesiyle açılır (TMK m.168). Dilekçede boşanma sebebi ile nafaka, tazminat ve velayet gibi talepler yer almalıdır.
Anlaşmalı boşanmanın şartları nelerdir?
Evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, eşlerin birlikte başvurması veya bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi gerekir. Hâkim tarafları bizzat dinler ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hakkındaki düzenlemeyi uygun bulması şarttır (TMK m.166/3).
Boşanma davası ne kadar sürer?
Kanunda sabit bir süre öngörülmemiştir. Süre; davanın anlaşmalı veya çekişmeli olmasına, delillerin toplanmasına, tanık ve bilirkişi işlemlerine ve mahkemenin iş yüküne göre değişir.
Süresiz nafaka kalktı mı?
Hayır. Anayasa Mahkemesi yalnızca TMK m.175/1’deki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir; yoksulluk nafakası kaldırılmamıştır. İptal kararı 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecektir ve süre, kanun koyucunun yapacağı yeni düzenlemeyle belirlenecektir.
Reddedilen boşanma davasından sonra ne zaman yeniden dava açılabilir?
Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış davanın reddi kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmesine rağmen ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir (TMK m.166/4). Bu süre daha önce üç yıldı, 7532 sayılı Kanunla bir yıla indirilmiştir.
Zina nedeniyle boşanma davası için süre var mı?
Evet. Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer; affeden tarafın dava hakkı yoktur (TMK m.161).
Çocuk kaç yaşında anneye verilir?
Kanunda böyle bir yaş sınırı yoktur. Boşanmada velayet, çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir (TMK m.336); hâkim velayet ve kişisel ilişki düzenlemesinde çocuğun yararını esas alır.
Boşanmadan sonra ortak velayet mümkün mü?
Kanun, boşanmada velayetin çocuk kendisine bırakılan tarafa ait olduğunu düzenlemektedir (TMK m.336); boşanma sonrası ortak velayet kanunda öngörülmemiştir.
Mal paylaşımı ne zaman yapılır, hangi mallar paylaşılır?
Yasal rejim olan edinilmiş mallara katılma rejiminde, evlilik süresince karşılığı verilerek edinilen mallar (çalışma karşılığı edinimler gibi) hesaba katılır; miras ve karşılıksız kazanmalar ile kişisel kullanım eşyaları kişisel maldır. Her eş diğerine ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olur; boşanmada mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (TMK m.219, 220, 225, 236).
Boşanma davasında arabuluculuk zorunlu mu?
Hayır. 6325 sayılı Kanun m.18/B’de dava şartı arabuluculuk kapsamındaki alanlar arasında aile hukuku yer almaz; ayrıca aile içi şiddet iddiasını içeren uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişli değildir (m.1/2).
Aile konutunu eşim satabilir mi?
Hayır. Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutunu devredemez; maliki olmayan eş tapu müdürlüğünden tapu kütüğüne aile konutu şerhi verilmesini isteyebilir (TMK m.194).
Evlat edinmenin şartları nelerdir?
Eşler ancak birlikte evlat edinebilir ve en az beş yıldan beri evli olmaları veya otuz yaşını doldurmuş bulunmaları gerekir; evli olmayan kişi otuz yaşını doldurmuşsa tek başına evlat edinebilir (TMK m.306-307). Küçüğün evlat edinilmesi, evlat edinen tarafından bir yıl süreyle bakılmış ve eğitilmiş olması koşuluna bağlıdır (m.305).
Sonuç
Aile hukuku davaları hem hukuki hem duygusal hem de ekonomik sonuçlar doğurur; nafaka, velayet, tazminat ve mal paylaşımı gibi konular birbirini etkiler ve çoğunda hak düşürücü süreler bulunur. Bu nedenle süreçlerin güncel mevzuata göre ve süreler kaçırılmadan yönetilmesi büyük önem taşır. Bu rehberde ele alınan bilgiler genel çerçeveyi sunmakla birlikte, her dosyanın kendine özgü koşulları sonucu değiştirebilir. Uzun Hukuk Bürosu olarak Fatsa ve Ordu genelinde boşanma, nafaka, velayet ve mal paylaşımı davalarında danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunuyoruz. Hesaplama araçlarımıza Hukuki Hesaplama Araçları sayfasından ulaşabilirsiniz.
Kaynakça ve Yazar Bilgisi
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (m.161-184, 194, 202-241, 282-307, 328-331, 335-337, 364)
- 4722 sayılı Türk Medenî Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun (m.10)
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun (m.4)
- 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun (m.5)
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu (m.1, 18/B)
- 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası (m.38)
- Anayasa Mahkemesi, E.2025/156, K.2026/131 — Resmî Gazete, 30.09.2026, Sayı: 33386; AYM Basın Duyurusu (ND 21/26)
Yazar: Av. Arb. Mehmet Sami UZUN, LL.M. — Uzun Hukuk Bürosu kurucu avukatı ve arabulucusu (Fatsa/Ordu). Bu rehber mevzuata dayanılarak hazırlanmış olup yeni gelişmelerde güncellenecektir. Son güncelleme: 4 Ekim 2026.
Bu rehber genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık teşkil etmez. Aile hukuku uyuşmazlıkları; tarafların durumuna, çocukların yararına, delillere ve somut olayın özelliklerine göre önemli ölçüde farklılık gösterebilir. Bilgiler yayın tarihi itibarıyla güncel mevzuata göre derlenmiş olup, nafaka gibi devam eden yasama çalışmaları nedeniyle işlem öncesinde teyit edilmesi önerilir. Kesin ve size özel bir değerlendirme için Uzun Hukuk Bürosu’ndan veya alanında uzman bir avukattan destek almanızı tavsiye ederiz.




