Nafaka Hukuku Rehberi 2026: Yoksulluk, İştirak ve Tedbir Nafakası, AYM Süresiz Nafaka Kararı
Nafaka, Anayasa Mahkemesi’nin yoksulluk nafakasındaki “süresiz olarak” ibaresini iptal eden kararının 30 Eylül 2026’da Resmî Gazete’de yayımlanmasıyla yeniden hukuk gündeminin merkezine yerleşti. “Süresiz nafaka kalktı mı?”, “Bağlanmış nafakam kesilecek mi?”, “Hangi nafaka türü hangi durumda ödenir?” soruları kamuoyunda sıkça soruluyor. TÜİK verilerine göre yalnızca 2025 yılında 193.793 çift boşandı; nafaka, bu boşanmaların ve çocukların bakımının en kritik mali sonuçlarından biridir. Bu rehberde nafaka hukukunun tamamını — tedbir, yoksulluk, iştirak ve yardım nafakasından miktarın belirlenmesine, artırım ve kaldırma davalarından ödenmeyen nafakanın tahsiline kadar — 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) çerçevesinde, 3 Ekim 2026 itibarıyla güncel hukuki durumla ele alıyoruz. Her bölüm doğrudan bir soruya net bir cevapla başlar.
Kısa cevap: Nafaka, kanunun belirli yakınlık ilişkilerinde yoksulluğa düşecek veya bakıma muhtaç kişiye öngördüğü düzenli maddi destektir. Türk hukukunda dört temel nafaka türü vardır: tedbir nafakası (TMK m.169), yoksulluk nafakası (TMK m.175), iştirak nafakası (TMK m.182) ve yardım nafakası (TMK m.364). Anayasa Mahkemesi, TMK m.175/1’deki “süresiz olarak” ibaresini 4 Haziran 2026 tarihli kararıyla iptal etti; karar 30 Eylül 2026’da Resmî Gazete’de yayımlandı ve 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Yoksulluk nafakası kaldırılmadı; süresi, kanun koyucunun yapacağı yeni düzenlemeye göre belirlenecek. Bu tarihe kadar mevcut kanun metni ve bağlanmış nafaka kararları geçerliliğini korur.
Yayın tarihi: 3 Ekim 2026 · Son güncelleme: 3 Ekim 2026 · Hazırlayan: Av. Arb. Mehmet Sami UZUN, LL.M.
Bu Rehberde Neler Var?
- Nafaka nedir, hangi kanunlara dayanır?
- Nafaka türleri nelerdir? (özet tablo)
- Tedbir nafakası
- Yoksulluk nafakası ve şartları
- Süresiz nafaka kalktı mı? Anayasa Mahkemesi kararı (2026)
- İştirak (çocuk) nafakası
- Yardım nafakası
- Nafaka miktarı nasıl belirlenir?
- Nafakanın artırılması, azaltılması ve kaldırılması
- Nafaka ödenmezse ne olur?
- Nafaka talebinde süreler
- Uygulamada sık karşılaşılan senaryolar
- Sık yapılan hatalar
- Sık sorulan sorular
1. Nafaka Nedir, Hangi Kanunlara Dayanır?
Nafaka, kanunda sayılan kişilerin birbirine karşı yükümlü olduğu düzenli maddi destektir; boşanma sürecinde eşler arasında, çocuk bakımında anne-baba arasında, aile içinde ise belirli yakınlar arasında doğabilir. Nafakanın temel dayanakları şunlardır:
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK): Tedbir nafakası (m.169), yoksulluk nafakası (m.175), nafakanın ödeme biçimi ve değiştirilmesi (m.176), çocuğa katılma payı (m.182), boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında yetki (m.177), çocuğun bakım nafakası ve süresi (m.328-331) ve yardım nafakası (m.364).
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK): Nafaka kararlarının icrası ve ödemeyen borçlu hakkında tazyik hapsi (m.344, 346, 347, 354).
- Anayasa Mahkemesi kararları: Özellikle TMK m.175/1’in “süresiz olarak” ibaresini iptal eden 2026 tarihli karar (aşağıda ayrıntılı).
Boşanma sürecinin tamamı (sebepler, dava türleri, velayet, mal paylaşımı) için Aile Hukuku Rehberi sayfamıza; boşanma dava türlerine ilişkin ayrıntılar için ise anlaşmalı boşanma ve çekişmeli boşanma yazılarımıza bakabilirsiniz.
2. Nafaka Türleri Nelerdir?
Türk hukukunda dört temel nafaka türü vardır: tedbir, yoksulluk, iştirak ve yardım nafakası. Bunların kimin tarafından kimden istenebileceği, dayanağı ve süresi birbirinden farklıdır.
| Nafaka türü | Dayanak | Kim, kimden ister? | Süre |
|---|---|---|---|
| Tedbir nafakası | TMK m.169 | Boşanma veya ayrılık davası devam ederken eş ve çocuklar, diğer eşten (hâkim re’sen karar verir) | Dava süresince |
| Yoksulluk nafakası | TMK m.175, m.176 | Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek ve kusuru diğerinden daha ağır olmayan eş, diğer eşten | Halen kanunda “süresiz”; AYM iptali 30.06.2027’de yürürlüğe girecek, yeni süre kanunla belirlenecek |
| İştirak nafakası | TMK m.182/3, m.328-331 | Velayeti elinde bulunduran ebeveyn adına çocuk için, velayeti olmayan ebeveynden | Çocuk ergin oluncaya kadar; ergin olduktan sonra eğitimi sürüyorsa eğitim bitene kadar (beklenebilecek ölçüde) |
| Yardım nafakası | TMK m.364 | Yardım edilmezse yoksulluğa düşecek üstsoy, altsoy ve kardeşler, ilgili yakınlarından | İhtiyaç devam ettiği sürece; kardeşler bakımından yükümlünün refah içinde olması koşuluyla |
Nafaka miktarını yaklaşık olarak tahmin etmek için Nafaka Hesaplama Aracımızı kullanabilirsiniz; ancak nafaka miktarı için kanunda sabit bir formül yoktur, nihai tutarı hâkim takdir eder.
3. Tedbir Nafakası Nedir? Dava Sürerken Nafaka Alınır mı?
Tedbir nafakası, boşanma veya ayrılık davası açıldığında, davanın devamı süresince eşin ve çocukların geçimini güvence altına almak için hâkimin verdiği geçici nafakadır. TMK m.169 uyarınca hâkim, dava açılınca davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır. Yani tedbir kararı için ayrıca bir koşul aranmaz; hâkim kendiliğinden karar verebilir. Uygulamada yine de dava dilekçesinde tedbir nafakası talebinin açıkça yer alması, sürecin hızlı ve eksiksiz işlemesi bakımından önemlidir.
Tedbir nafakası, geçici bir önlem olduğundan boşanma davası sonuçlanıp karar kesinleştiğinde sona erer; kesinleşen karardan sonra eş bakımından yoksulluk nafakası, çocuk bakımından iştirak nafakası devreye girer. Dava sırasında karşı tarafın ev içinde şiddet veya tehdit uyguladığı hâllerde 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu tedbirler de gündeme gelebilir; bu konudaki ayrıntılar için uzaklaştırma kararı rehberimize bakabilirsiniz.
4. Yoksulluk Nafakası Nedir, Şartları Nelerdir?
Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan tarafın, geçimi için diğer taraftan isteyebileceği nafakadır. TMK m.175/1’e göre “boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında nafaka isteyebilir”; m.175/2’ye göre ise nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. Yoksulluk nafakasının koşulları üç başlıkta toplanır:
- Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olmak: Talep eden tarafın, boşanma sonrası kendi geçimini sağlayamayacak duruma gelecek olması gerekir.
- Kusurunun diğer taraftan daha ağır olmaması: Boşanmaya sebep olan olaylarda daha ağır kusurlu olan taraf yoksulluk nafakası isteyemez.
- Karşı tarafın mali gücü: Nafaka, yükümlünün mali gücü oranında belirlenir; ödeme gücü olmayan tarafa ağır bir yük yüklenemez.
Yoksulluk nafakası, boşanma davasıyla birlikte talep edilebileceği gibi, dava sırasında talep edilmemişse boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde ayrı bir dava olarak da istenebilir (bkz. Nafaka talebinde süreler). Kusur oranının tazminata etkisi için boşanmada tazminat miktarını belirleyen etkenler yazımıza göz atabilirsiniz.
5. Süresiz Nafaka Kalktı mı? Anayasa Mahkemesi Kararı (2026)
Hayır, yoksulluk nafakası kaldırılmadı. Anayasa Mahkemesi yalnızca TMK m.175/1’de yer alan “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir. Yani yoksulluk nafakası hukuk sistemimizde varlığını sürdürmekte; ancak “süresiz” olması kuralı, iptal kararının yürürlüğe girmesiyle birlikte ortadan kalkacak ve süre konusu kanun koyucunun yapacağı yeni düzenlemeye bırakılacaktır.
Kararın Künyesi ve Takvim
| Tarih | Gelişme |
|---|---|
| 17.05.2012 | Aynı ibareye yönelik itiraz Anayasa Mahkemesi’nin E.2011/136, K.2012/72 sayılı kararıyla reddedilmişti. |
| 04.06.2026 | Anayasa Mahkemesi, E.2025/156, K.2026/131 sayılı kararıyla TMK m.175/1’deki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. |
| 30.09.2026 | Karar, 33386 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı. |
| 30.06.2027 | İptal kararı, yayımından dokuz ay sonra yürürlüğe girecek. |
| Ekim 2026 (planlanan) | Basına yansıyan bilgilere göre nafakaya ilişkin yeni düzenlemeyi içeren 13. Yargı Paketi’nin TBMM’ye sunulması planlanıyor; bu tarihte henüz kanunlaşmış bir metin yoktur. |
Anayasa Mahkemesi Neden İptal Etti?
Anayasa Mahkemesi’nin 30.09.2026 tarihli basın duyurusuna göre Mahkeme, Anayasa’nın 5. ve 17. maddelerinden doğan devletin pozitif yükümlülüğü çerçevesinde şu değerlendirmeyi yapmıştır: Süresiz yoksulluk nafakası, nafaka alacaklısının maddi ve manevi varlığının korunması bakımından bir giderim yolu sağlamaktadır; ancak bu yükümlülüğün hiçbir ölçüt belirlenmeksizin kategorik olarak süresiz öngörülmesi, kusuru dahi aranmayan nafaka borçlusu açısından ağır bir külfet doğurmakta ve taraflar arasında gözetilmesi gereken makul dengeyi bozmaktadır. Mahkeme; evliliğin süresi, eşlerin yaşı ve sağlık durumu, çalışma hayatına katılma imkânı gibi ölçütlerin dikkate alınması gerektiğini, hâkime nafakanın süresini somut olayın özel şartlarına göre belirleme yetkisi tanınmasının ve belirli, öngörülebilir bir çerçeve oluşturulmasının gerekli olduğunu belirtmiştir. Mahkemeye göre yoksulluk nafakası durumun gerektirdiği ölçüde belirli bir süreyle sınırlandırılabileceği gibi, bazı hâllerde yaşam boyu nafakaya hükmedilmesi de mümkün olabilir; ancak süresiz nafakayı gerektiren hâllere ilişkin kriterlerin kanunda açık ve net biçimde yer alması gerekir. Mahkeme, yoksulluk nafakası müessesesini ortadan kaldırmamıştır.
Bugün (Ekim 2026) Uygulamada Ne Değişti?
- İptal kararı henüz yürürlükte değildir. Karar 30 Haziran 2027’de yürürlüğe gireceğinden, bu tarihe kadar TMK m.175 mevcut metniyle uygulanmaya devam eder.
- Bağlanmış nafaka kararları kendiliğinden ortadan kalkmaz. Kesinleşmiş bir nafaka kararı, ancak TMK m.176/3 ve m.176/4’te sayılan koşullarda ve mahkeme kararıyla değiştirilebilir veya kaldırılabilir (bkz. nafakanın kaldırılması).
- İptal kararları geriye yürümez. Anayasa m.153 uyarınca iptal kararları geriye yürümez; iptal hükmünün yürürlüğünün ertelendiği durumlarda TBMM, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar.
- Geçiş dönemi kanun koyucunun düzenlemesine bağlıdır. Mevcut nafakaların 30.06.2027’den sonraki akıbetini, yeni kanun düzenlemesindeki geçiş hükümleri belirleyecektir.
13. Yargı Paketi’nde Neler Konuşuluyor? (Resmî Metin Değildir)
Adalet Bakanı’nın açıklamalarına göre 13. Yargı Paketi’nin Ekim 2026’da Meclis’e sunulması ve süresiz nafakaya ilişkin düzenlemeyi içermesi planlanmaktadır; ancak 3 Ekim 2026 itibarıyla TBMM’ye sunulmuş bir kanun teklifi ve resmî olarak açıklanmış kesinleşmiş bir madde listesi bulunmamaktadır. Medyada yer alan, resmî olarak doğrulanmamış kulis bilgilerinde yoksulluk nafakasının süresinin evlilik süresinin yarısı ve en az beş yıl olarak belirlenmesi, ileri yaş veya çalışma engelleri gibi hâllerde uzatma imkânı tanınması ve halen bağlanmış nafakalar için bir yıllık geçiş süresi öngörülmesi gibi öneriler dile getirilmektedir. Bunlar kanunlaşmamış, değişebilecek ve resmî olmayan bilgilerdir; kesin metin Resmî Gazete’de yayımlanana kadar bunlara göre işlem yapılmamalıdır. Bu bölümü gelişmelere göre güncelleyeceğiz.
Nafaka Alacaklısı ve Borçlusu Şimdi Ne Yapmalı?
| Durumunuz | Öneri |
|---|---|
| Nafaka alıyorsunuz | Bağlanmış nafaka ödenmeye devam eder. Gelir durumunuzu, sağlık raporlarınızı ve yoksulluğunuzu gösteren belgeleri düzenli biçimde saklayın; yeni kanun metnini ve geçiş hükümlerini takip edin. |
| Nafaka ödüyorsunuz | Ödemeyi kendiliğinden kesmeyin; ilamlı icra takibi ve İİK m.344 kapsamında tazyik hapsi riski doğabilir. Azaltma veya kaldırma ancak mahkeme kararıyla mümkündür; koşullarınız varsa (alacaklının fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğun ortadan kalkması, mali durumun değişmesi gibi) dava yoluyla hakkınızı arayabilirsiniz. |
| Boşanma davası açacaksınız veya davanız sürüyor | Yoksulluk nafakası talebinizi dava dilekçesinde açıkça belirtin; kararın verildiği tarihe göre hangi kurallar uygulanacağı geçiş düzenlemesine bağlı olduğundan sürecin güncel hukuki durumla değerlendirilmesi önemlidir. |
6. İştirak (Çocuk) Nafakası Nedir? AYM Kararı Etkiler mi?
İştirak nafakası, boşanma sonrası velayeti kendisine verilmeyen ebeveynin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılma yükümlülüğüdür. TMK m.182/3’e göre velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. İştirak nafakası çocuğun hakkına dayanır; Anayasa Mahkemesi’nin 2026 tarihli kararı yalnızca TMK m.175/1’i kapsadığı için iştirak nafakasını etkilemez.
Bakım borcunun süresi TMK m.328’de düzenlenmiştir: ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder (m.328/1). Çocuk ergin olduğu hâlde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde, eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdür (m.328/2). Velayet konusundaki ayrıntılar için velayet davasında çocuğun görüşü yazımıza bakabilirsiniz.
Nafaka miktarı belirlenirken çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınır; çocuğun gelirleri de göz önünde bulundurulur ve nafaka her ay peşin olarak ödenir (TMK m.330). Çocuğa fiilen bakan ana veya baba, diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir (TMK m.329). Durumun değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır (TMK m.331).
7. Yardım Nafakası Nedir? Kimler İsteyebilir?
Yardım nafakası, boşanma dışında aile bireyleri arasındaki destek yükümlülüğünden doğar. TMK m.364/1’e göre herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür; kardeşlerin nafaka yükümlülükleri ise refah içinde bulunmalarına bağlıdır (m.364/2). Örneğin yoksulluğa düşen yaşlı bir ana-babaya çocuklarının, ihtiyaç içindeki bir çocuğa ana-babasının nafaka ödemesi bu kapsamda değerlendirilebilir. Eş ile ana ve babanın bakım borçlarına ilişkin hükümler ise saklıdır (m.364/3).
8. Nafaka Miktarı Nasıl Belirlenir? Sabit Bir Formül Var mı?
Hayır, nafaka miktarı için kanunda sabit bir formül veya alt-üst sınır yoktur; miktarı hâkim, somut olayın koşullarına göre takdir eder. Kanun yalnızca ölçütü belirtir: yoksulluk nafakası bakımından “malî gücü oranında” (TMK m.175/1), iştirak nafakası bakımından ise “gücü oranında” (TMK m.182/3) ödeme yapılır. Uygulamada hâkim genel olarak şu unsurları birlikte değerlendirir:
- Tarafların gelir düzeyi, mal varlığı ve yaşam standardı,
- Nafaka isteyenin gerçek ihtiyaçları (barınma, sağlık, gıda, eğitim gibi),
- Çocuğun yaşı, eğitim durumu ve özel ihtiyaçları,
- Tarafların kusur durumu ve evliliğin süresi.
Hâkim, istem hâlinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini de karara bağlayabilir (TMK m.176/5 ve m.182/4); uygulamada bu hüküm, nafakanın zamanla değer kaybetmesini önlemek amacıyla da kullanılmaktadır. Maddi tazminat ve yoksulluk nafakasının toptan veya irat (düzenli ödeme) biçiminde ödenmesine karar verilebilir (TMK m.176/1). Yaklaşık bir tahmin için Nafaka Hesaplama Aracını kullanabilirsiniz; araç yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hâkimi bağlamaz.
9. Nafaka Nasıl Artırılır, Azaltılır veya Kaldırılır?
Bağlanmış nafaka, taraflardan birinin mali durumunun değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde artırılabilir ya da azaltılabilir (TMK m.176/4); bazı hâllerde ise kendiliğinden kalkar veya mahkeme kararıyla kaldırılır (TMK m.176/3). Aşağıdaki tablo bu sonuçları özetler:
| Olay | Sonuç | Dayanak |
|---|---|---|
| Nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi | Nafaka (irat biçiminde bağlanmış olan) kendiliğinden kalkar | TMK m.176/3 |
| Taraflardan birinin ölümü | Nafaka (irat biçiminde bağlanmış olan) kendiliğinden kalkar | TMK m.176/3 |
| Alacaklının evlenmeksizin fiilen evliymiş gibi yaşaması | Mahkeme kararıyla kaldırılır | TMK m.176/3 |
| Yoksulluğun ortadan kalkması | Mahkeme kararıyla kaldırılır | TMK m.176/3 |
| Alacaklının haysiyetsiz hayat sürmesi | Mahkeme kararıyla kaldırılır | TMK m.176/3 |
| Tarafların mali durumunun değişmesi veya hakkaniyet | Nafaka artırılabilir veya azaltılabilir | TMK m.176/4 |
Nafaka artırım davasının şartları, hangi mahkemede ve nasıl açılacağı için Nafaka Artırım Davası Şartları yazımızı inceleyebilirsiniz. İştirak nafakası bakımından ise durumun değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır (TMK m.331). Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (TMK m.177).
10. Nafaka Ödenmezse Ne Olur? İcra ve Tazyik Hapsi
Nafaka ödenmediğinde alacaklı, mahkeme kararına dayanarak ilamlı icra takibi başlatabilir; ayrıca İİK m.344 uyarınca borçlunun üç aya kadar tazyik hapsiyle zorlanmasını isteyebilir. Mahkemenin verdiği nafaka kararı bir ilam niteliğindedir; bu nedenle icra dairesine başvurularak maaş haczi, banka hesabı haczi gibi yollarla tahsil edilebilir. İİK m.344’e göre nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlu, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine mahkûm edilebilir; tazyik hapsi cezalandırma değil ödemeye zorlama amacı taşıdığından, borç ödendiğinde borçlu tahliye edilir. Tazyik hapsine icra mahkemesi karar verir (İİK m.346); şikâyet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer (İİK m.347). Borçlunun nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açmış olması hâlinde, ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir (İİK m.344/2). Alacak miktarı asgari ücretin altında kalan takiplerde tazyik hapsi uygulanmaz kuralı ise nafaka alacaklarına ilişkin takiplerde uygulanmaz (İİK m.354). Uygulamada şikâyet için önce ilamlı icra takibinin başlatılması ve borçluya ödeme (icra) emrinin tebliğ edilmesi gerekir.
Adım adım nafaka tahsil yolları için Nafaka İcra Takibi Nasıl Yapılır? yazımıza bakabilirsiniz. İcra sürecinde faiz hesabı için İcra Faiz Hesaplama Aracımız yardımcı olabilir.
11. Nafaka Talebinde Süreler: Kaçırırsam Hak Kaybı Olur mu?
Evet, boşanma kararında karara bağlanmamış tazminat ve nafaka talepleri için süre sınırlıdır. TMK m.178’e göre evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Bu nedenle yoksulluk nafakası veya tazminat talebi, boşanma davasında ileri sürülmediyse kararın kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde ayrı dava olarak açılmalıdır.
| Talep | Süre |
|---|---|
| Boşanma davasında talep edilmemiş tazminat ve nafaka davası | Boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren 1 yıl (TMK m.178) |
| Mal rejiminin tasfiyesi (katılma alacağı) | TMK m.178’deki bir yıllık süreye tabi değildir; Yargıtay uygulamasında 10 yıllık genel zamanaşımı uygulanır |
Mal paylaşımı süreci için boşanmada mal paylaşımı davası yazımıza; sürelerin hesabı için ise Hukuki Süre Hesaplama Aracımıza göz atabilirsiniz.
12. Uygulamada Sık Karşılaşılan Senaryolar
Senaryo 1: Bağlanmış Yoksulluk Nafakası Alan Eş
A, 18 yıllık evliliğin ardından kesinleşen kararla yoksulluk nafakası almaktadır. Anayasa Mahkemesi kararını duyunca nafakasının kesileceğinden endişe etmektedir. Karar 30 Haziran 2027’de yürürlüğe gireceği ve mevcut nafaka kararı mahkeme kararı olarak geçerliliğini koruduğu için A’nın nafakası kendiliğinden kesilmez; ancak yeni kanun düzenlemesindeki geçiş hükümlerini takip etmesi ve gerekirse hukuki destek alması önemlidir.
Senaryo 2: İştirak Nafakasını Ödemeyen Baba
B, boşanma sonrası kendisine bağlanan çocuk nafakasını aylardır ödememektedir. Eski eşi, mahkeme ilamına dayanarak ilamlı icra takibi başlatabilir; borçluya ödeme emri tebliğ edilmesine rağmen ödeme yapılmazsa İİK m.344 uyarınca üç aya kadar tazyik hapsi için icra mahkemesine şikâyette bulunabilir.
Senaryo 3: Nafaka Alıcısı Fiilen Evliymiş Gibi Yaşıyor
C, yıllardır eski eşine nafaka ödemektedir ve eski eşinin başka biriyle evlilik dışı birlikte yaşadığını öğrenmiştir. TMK m.176/3 uyarınca alacaklının evlenmeksizin fiilen evliymiş gibi yaşaması nafakanın kaldırılması sebebidir; ancak bu durumun mahkemede delillerle ispatlanması ve kaldırma kararının mahkemeden alınması gerekir. C, nafakayı kendiliğinden kesmemelidir.
13. Nafaka Konusunda Sık Yapılan Hatalar
- Nafakayı kendiliğinden kesmek: Mahkeme kararıyla bağlanmış nafakanın ödenmemesi icra takibine ve tazyik hapsi riskine yol açar; nafakayı değiştirme veya kaldırma yetkisi yalnızca mahkemededir.
- Boşanma davasında nafaka talebini unutmak: Talep edilmemiş yoksulluk nafakası ve tazminat için ayrı dava süresi, kesinleşmeden itibaren bir yıldır (TMK m.178).
- AYM kararını “nafaka bitti” diye yorumlamak: Yalnızca “süresiz olarak” ibaresi iptal edilmiştir; iptal 30.06.2027’de yürürlüğe girecek ve nafaka müessesesi devam etmektedir.
- İştirak nafakasını AYM kararıyla karıştırmak: Çocuk nafakası, 2026 tarihli iptal kararından etkilenmez.
- Delil toplamamak: Gelir-gider durumunu, harcamaları ve fiilî birliktelik gibi iddiaları ispatlayacak belgeleri saklamamak artırım, azaltım ve kaldırma davalarında sonucu doğrudan etkiler.
- Kesin olmayan haberlere göre işlem yapmak: 13. Yargı Paketi ile ilgili medya haberleri taslak niteliğindedir; kesin metin yayımlanana kadar işlem yaparken Resmî Gazete’deki güncel mevzuat esas alınmalıdır.
Sık Sorulan Sorular (SSS)
Süresiz nafaka kalktı mı?
Hayır. Anayasa Mahkemesi, TMK m.175/1’deki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir; yoksulluk nafakası kaldırılmamıştır. İptal kararı 30 Eylül 2026’da Resmî Gazete’de yayımlanmış ve 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecektir. Süre konusu, kanun koyucunun yapacağı yeni düzenlemeyle belirlenecektir.
Anayasa Mahkemesi’nin süresiz nafaka kararı ne zaman yürürlüğe girecek?
Karar, Resmî Gazete’de yayımlandığı 30 Eylül 2026 tarihinden dokuz ay sonra, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecektir. Bu tarihe kadar TMK m.175 mevcut metniyle uygulanır.
Bağlanmış nafakam kesilecek mi?
Mahkeme kararıyla bağlanmış nafaka kendiliğinden kesilmez. Nafaka, ancak TMK m.176/3 ve m.176/4’teki şartlar gerçekleştiğinde ve mahkeme kararıyla değiştirilir veya kaldırılır. Mevcut nafakaların yeni düzende nasıl değerlendirileceği, kanun koyucunun getireceği geçiş hükümlerine bağlıdır; bu nedenle gelişmelerin takip edilmesi gerekir.
Nafaka türleri nelerdir?
Dört temel nafaka türü vardır: dava süresince verilen tedbir nafakası (TMK m.169), boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eşe bağlanan yoksulluk nafakası (TMK m.175), velayeti olmayan ebeveynin çocuk için ödediği iştirak nafakası (TMK m.182) ve üstsoy, altsoy ile kardeşler arasında doğan yardım nafakası (TMK m.364).
Yoksulluk nafakasını kim isteyebilir?
Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek ve boşanmaya sebep olan olaylarda kusuru diğer eşten daha ağır olmayan taraf, diğer eşin mali gücü oranında yoksulluk nafakası isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz (TMK m.175).
Kusurlu eş nafaka alabilir mi?
Kusuru diğer eşten daha ağır olan taraf yoksulluk nafakası isteyemez. Kusurların eşit veya nafaka isteyenin kusurunun daha az olması hâlinde, diğer koşullar da varsa nafaka talep edilebilir (TMK m.175).
Nafaka miktarı nasıl belirlenir, sabit bir formül var mı?
Kanunda sabit bir formül veya alt-üst sınır yoktur. Hâkim; tarafların gelir ve mal varlığını, nafaka isteyenin ihtiyaçlarını, çocuğun yaşını ve eğitim durumunu, kusuru ve evliliğin süresini birlikte değerlendirerek miktarı takdir eder. Yoksulluk nafakası mali güç oranında, iştirak nafakası ise gücü oranında belirlenir.
İştirak nafakası kaç yaşına kadar ödenir?
Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Çocuk ergin olduğu hâlde eğitimi sürüyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde, eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdür (TMK m.328). İştirak nafakası, Anayasa Mahkemesi’nin 2026 tarihli iptal kararından etkilenmez.
Nafaka alan kişi yeniden evlenirse ne olur?
İrat biçiminde bağlanmış nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi hâlinde kendiliğinden kalkar. Alacaklının evlenmeksizin fiilen evliymiş gibi yaşaması hâlinde ise nafaka mahkeme kararıyla kaldırılır (TMK m.176/3).
Nafaka ödenmezse ne olur?
Alacaklı mahkeme ilamına dayanarak ilamlı icra takibi başlatabilir. Nafaka kararının gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilebilir; borç ödenirse borçlu tahliye edilir (İİK m.344).
Nafaka artırım davası ne zaman açılır?
Tarafların mali durumunun değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde nafakanın artırılması veya azaltılması istenebilir (TMK m.176/4). Örneğin nafaka yükümlüsünün gelirinin belirgin biçimde artması veya nafaka alanın giderlerinin artması bu kapsamda değerlendirilebilir.
Nafaka talebi için süre var mı?
Boşanma davasında karara bağlanmamış nafaka ve tazminat talepleri için ayrı dava hakkı, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m.178). Bu nedenle talepler boşanma davasında ileri sürülmelidir.
Anlaşmalı boşanmada nafaka nasıl düzenlenir?
Anlaşmalı boşanmada eşler nafaka, tazminat, velayet ve mal paylaşımını boşanma protokolünde düzenler; hâkim tarafları bizzat dinler ve anlaşmayı uygun bulursa onaylar (TMK m.166/3). Nafaka, mal paylaşımı gibi boşanmanın mali sonuçları konusunda eşler arabulucu eşliğinde de anlaşma yapabilir; boşanmanın kendisi ise arabuluculuğa elverişli değildir.
13. Yargı Paketi yasalaştı mı, nafaka kuralları değişti mi?
3 Ekim 2026 itibarıyla nafakaya ilişkin yeni düzenlemeyi içeren 13. Yargı Paketi yasalaşmamıştır; basına yansıyan bilgilere göre Ekim 2026’da TBMM’ye sunulması planlanmaktadır. Taslakta yer aldığı öne sürülen düzenlemeler resmî metin değildir ve değişebilir. Yürürlükteki mevzuat, kanunlaşana kadar geçerlidir.
Nafaka davası hangi mahkemede açılır?
Boşanma davası ile birlikte talep edilen nafaka, boşanma davasının görüldüğü mahkemede karara bağlanır; boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında ise nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (TMK m.177). Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme ise eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m.168).
Nafaka ödemeyen kişi için şikâyet süresi var mı?
Evet. İİK m.344 kapsamındaki tazyik hapsi şikâyet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer (İİK m.347). Tazyik hapsine icra mahkemesi karar verir (İİK m.346); hapsin uygulanmasına başlandıktan sonra borç ödenirse borçlu tahliye edilir.
Sonuç
Nafaka hukuku, hem mevzuatın hem de Anayasa Mahkemesi içtihadının çok hızlı değiştiği bir alandır. 30 Eylül 2026’da Resmî Gazete’de yayımlanan iptal kararı yoksulluk nafakasını ortadan kaldırmamış, yalnızca “süresiz olarak” ibaresini 30 Haziran 2027’de sona erdirecek şekilde iptal etmiştir; iştirak, tedbir ve yardım nafakası bu karardan etkilenmemektedir. Bağlanmış nafakaları kendiliğinden kesmemek, talepleri süresi içinde ileri sürmek ve yeni kanun düzenlemesini takip etmek bu dönemin en önemli ilkeleridir. Bu rehberde ele alınan bilgiler genel çerçeveyi sunmakla birlikte, her dosyanın kendine özgü koşulları sonucu değiştirebilir. Uzun Hukuk Bürosu olarak Fatsa ve Ordu genelinde boşanma, nafaka, velayet ve mal paylaşımı davalarında danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunuyoruz. Diğer hesaplama araçlarımıza Hukuki Hesaplama Araçları sayfasından ulaşabilirsiniz.
Kaynakça ve Yazar Bilgisi
- Anayasa Mahkemesi, E.2025/156, K.2026/131, Karar Tarihi: 04.06.2026 — Resmî Gazete, 30.09.2026, Sayı: 33386
- Anayasa Mahkemesi Basın Duyurusu (ND 21/26), 30.09.2026
- 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası (m.153)
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (m.168, 169, 175, 176, 177, 178, 182, 328-331, 364); mevzuat.gov.tr’deki güncel metnin m.175 dipnotu, iptal hükmünün 30/6/2027’de yürürlüğe gireceğini belirtmektedir
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (m.344)
- TÜİK, Evlenme ve Boşanma İstatistikleri, 2025 (bülten tarihi: 24.02.2026) — 193.793 boşanma, kaba boşanma hızı binde 2,26
Yazar: Av. Arb. Mehmet Sami UZUN, LL.M. — Uzun Hukuk Bürosu kurucu avukatı ve arabulucusu (Fatsa/Ordu). Bu rehber, mevzuat ve Anayasa Mahkemesi kararlarına dayanılarak hazırlanmış olup yeni gelişmelerde güncellenecektir. Son güncelleme: 3 Ekim 2026.
Bu rehber genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık teşkil etmez. Nafaka miktarı ve süresi; tarafların gelir ve mal varlığı, kusur durumu, evliliğin süresi, çocuğun ihtiyaçları ve somut olayın özelliklerine göre önemli ölçüde farklılık gösterebilir. Yukarıda yer alan tutarlar, süreler ve mevzuat bilgileri yayın tarihi itibarıyla güncel kaynaklardan derlenmiş olup, 13. Yargı Paketi gibi devam eden yasama çalışmaları nedeniyle bilgilerin işlem öncesinde teyit edilmesi önerilir. Kesin ve size özel bir değerlendirme için Uzun Hukuk Bürosu’ndan veya alanında uzman bir avukattan destek almanızı tavsiye ederiz.




