Gözaltı, Tutuklama ve Şüpheli-Sanık Hakları Rehberi 2026: CMK’ya Göre Adım Adım Süreç
Bir yakınınız gözaltına alındı, ya da hakkınızda bir soruşturma başlatıldı ve karakola çağrıldınız; belki de bir yakınınız tutuklandı ve tahliye için ne yapılabileceğini merak ediyorsunuz. Bu durumların hepsinde harekete geçmeden önce bilinmesi gereken temel bir gerçek vardır: gözaltı ve tutuklama süreçleri, dakikalar ve günler içinde işleyen, sıkı usul kurallarına bağlı süreçlerdir ve bu süreçte şüphelinin/sanığın kanundan doğan hakları vardır. Bu rehberde gözaltı, tutuklama ve şüpheli-sanık haklarının tüm temel kurumlarını — yakalama ve gözaltından ifade alma sürecine, müdafi hakkından adli kontrol tedbirlerine, tutuklama nedenlerinden tutukluluğun incelenmesine ve haksız tutuklama nedeniyle tazminata kadar — 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) çerçevesinde, gerçek bir ceza soruşturmasında karşılaşacağınız sırayla ele alıyoruz.
1. Ceza Muhakemesinde Şüpheli ve Sanık Kimdir? Temel Kaynaklar
Şüpheli, soruşturma evresinde suç şüphesi altında bulunan kişidir; sanık ise kovuşturmanın başlaması (iddianamenin kabulü) ile birlikte bu sıfatı kazanır. Bu rehberin temel dayanağı olan düzenlemeler şunlardır:
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK): Yakalama, gözaltı, ifade alma, müdafi hakkı, adli kontrol, tutuklama ve koruma tedbirleri nedeniyle tazminatı düzenleyen temel kanundur.
- 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası: Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkını (m.19), savunma hakkını ve adil yargılanma hakkını güvence altına alır.
- Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği: Kolluk uygulamalarının usul detaylarını düzenler.
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK): Suçun unsurlarını ve cezalarını, dolayısıyla tutuklama ve zorunlu müdafilik eşiklerini belirleyen ceza miktarlarını düzenler.
Soruşturma ve Kovuşturma Evreleri
Soruşturma evresi, bir suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen, Cumhuriyet savcısının yürüttüğü delil toplama sürecidir. Kovuşturma evresi ise iddianamenin mahkeme tarafından kabulünden hükmün kesinleşmesine kadar geçen yargılama sürecidir. Şüphelinin ve sanığın hakları büyük ölçüde ortaktır; ancak bazı haklar (örneğin tutukluluğun incelenmesi süreleri) evreye göre farklılık gösterir.
2. Yakalama Nedir?
Yakalama, bir kişinin hâkim kararı olmaksızın, kanunda öngörülen hâllerde (suçüstü hâli, gecikmesinde sakınca bulunan durumlar, hakkında yakalama emri bulunması gibi) geçici olarak özgürlüğünün kısıtlanmasıdır. Yakalama işlemi, kolluk tarafından yapılabileceği gibi, suçüstü hâlinde herkes tarafından da yapılabilir (yakalanan kişinin derhâl kolluğa teslim edilmesi koşuluyla). Yakalanan kişiye, yakalama sebebinin ve hakkındaki iddiaların yazılı ve olanak yoksa sözlü olarak, kendisini en yakın zamanda savunma imkânı tanıyacak şekilde derhâl bildirilmesi zorunludur.
3. Gözaltı ve Süresi (CMK m.91)
Yakalanan kişi, Cumhuriyet savcısının kararıyla ve yalnızca soruşturmanın gereği hâlinde gözaltına alınabilir. Gözaltı süresi, yakalama anından itibaren en çok yirmi dört saattir; bu süreye, yakalama yerinden adliyeye götürülmesi için zorunlu yol süresi dâhil değildir.
Toplu Suçlarda Gözaltı Süresi
Toplu olarak işlenen suçlarda (delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle), Cumhuriyet savcısı gözaltı süresini, her defasında bir günü geçmemek üzere ve toplamda üç gün daha uzatabilir; böylece toplu suçlarda gözaltı süresi azami dört güne kadar çıkabilir. Bu uzatma kararı yazılı olarak verilir ve yakalanan kişiye bildirilir.
Gözaltı Süresine İtiraz
Gözaltına alma işlemine veya gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin Cumhuriyet savcısının yazılı emrine karşı, yakalanan kişi, müdafii veya kanuni temsilcisi sulh ceza hâkimine başvurabilir. Sulh ceza hâkimi, incelemeyi evrak üzerinden yaparak, başvuruyu derhâl ve en geç yirmi dört saat içinde sonuçlandırır; gözaltının hukuka aykırı olduğuna karar verirse, kişinin derhâl serbest bırakılmasına hükmeder.
4. Yakalanan veya Gözaltına Alınan Kişinin Hakları
Yakalanan veya gözaltına alınan kişinin, kolluk ve savcılık aşamasında kullanabileceği temel haklar şunlardır:
- Susma hakkı: Kendisine yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmama hakkına sahiptir; susması aleyhine yorumlanamaz.
- Müdafi seçme ve görüştürülme hakkı: Yakalanan kişi, kendisine bir müdafi seçme hakkına sahip olduğu ve müdafi seçebilecek durumda değilse istemi hâlinde baro tarafından bir müdafi görevlendirileceği konusunda bilgilendirilir. Şüpheli, müdafii ile her zaman ve konuşulanları başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşme hakkına sahiptir.
- Yakınına haber verilmesini isteme hakkı: Yakalanan kişinin yakınlarından istediğine, yakalandığı derhâl haber verilir.
- Sağlık kontrolünden geçirilme hakkı: Gözaltına alınan kişi, gözaltı süresinin başında ve sonunda, talep etmese dahi hekim kontrolünden geçirilir.
- Yakalama ve gözaltı sebebinin öğrenilmesi hakkı: Kendisine isnat edilen suç, yakalama sırasında anlayabileceği şekilde bildirilir.
- Hâkim önüne çıkarılma hakkı: Gözaltı süresi sonunda serbest bırakılmadığı takdirde, en kısa sürede hâkim önüne çıkarılır.
5. İfade Alma ve Sorgu
Şüphelinin ifadesinin alınmasında (soruşturma evresinde kolluk veya savcılık tarafından) ve sanığın sorgusunda (kovuşturma evresinde hâkim veya mahkeme tarafından) uyulması gereken usul kuralları CMK m.147’de düzenlenmiştir. İfade alma veya sorgudan önce şüpheliye/sanığa şu hususlar bildirilir:
- Kimliği tespit edilir; kimliği hakkında doğru bilgi vermek zorundadır, ancak diğer sorularda susma hakkı vardır.
- Yüklenen suç anlatılır.
- Susma hakkı bulunduğu, kendisini suçlayıcı beyanda bulunmak zorunda olmadığı hatırlatılır.
- Müdafi seçme hakkı ve müdafi seçemeyecek durumdaysa baro tarafından görevlendirilecek müdafiden yararlanabileceği bildirilir; müdafinin ifade alma sırasında hazır bulunma hakkı vardır.
- Yüklenen suç hakkında lehine olan delillerin toplanmasını isteyebileceği bildirilir.
- Şüpheden kurtulması için somut delillerin toplanmasını isteme hakkı vardır.
Bu haklardan yeterince yararlandırılmadan alınan ifade veya sorgu, hukuka aykırı delil sayılabilir ve yargılamada aleyhe delil olarak kullanılamaz. İfade alma yöntemlerine ilişkin ayrıntılı bilgi için Ceza Yargılamalarında Hukuka Aykırı İfade Alma Yöntemleri yazımızı okuyabilirsiniz.
6. Müdafi Hakkı ve Zorunlu Müdafilik
Şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafinin yardımından yararlanabilir; müdafi, soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleme ve şüpheliyle görüşme hakkına sahiptir. Avukatın şüpheli veya sanıkla görüşme, ifade alma veya sorgu süresince yanında bulunma ve hukuki yardımda bulunma hakkı kısıtlanamaz.
Zorunlu Müdafilik Hâlleri
Şüpheli veya sanık müdafi seçebilecek durumda değilse ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan soruşturma veya kovuşturma yürütülüyorsa, istemi aranmaksızın kendisine bir müdafi görevlendirilir; bu, zorunlu müdafilik olarak adlandırılır. Ayrıca çocuklar, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır-dilsiz olanlar hakkında da müdafi görevlendirilmesi zorunludur. Zorunlu müdafilik kapsamı dışındaki hâllerde ise şüpheli/sanık, talep etmesi durumunda kendisine bir müdafi atanmasını isteyebilir.
Savunma hakkı ve avukatın rolü hakkında ayrıntılı bilgi için Ceza Yargılamalarında Avukatın Rolü, Savunma Hakkı yazımızı inceleyebilirsiniz.
7. Adli Kontrol Tedbirleri
Tutuklama sebepleri bulunmakla birlikte, tutuklamanın ölçülü olmadığı durumlarda hâkim, tutuklama yerine adli kontrol tedbirlerine karar verebilir. Adli kontrol; yurt dışına çıkış yasağı, belirli günlerde imza yükümlülüğü, belirlenen yerlere gidememe, kefalet, elektronik izleme (HAGB/tasma) gibi çeşitli tedbirleri kapsayabilir. Adli kontrol tedbirlerine uyulmaması hâlinde, hâkim veya mahkeme, yerine tutuklama kararı verebilir. Adli kontrol kararına karşı da itiraz yolu açıktır.
8. Tutuklama Nedenleri (CMK m.100)
Tutuklama, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması hâlinde, hâkim kararıyla uygulanan en ağır koruma tedbiridir. Tutuklama nedenleri şunlardır:
- Kaçma şüphesi: Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olguların bulunması.
- Delil karartma şüphesi: Şüpheli veya sanığın davranışlarının, delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme; tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma şüphesini uyandırması.
Kanunda sayılan belirli ağır suçlarda (katalog suçlar, CMK m.100/3), tutuklama nedeninin varlığı kanunen varsayılır; ancak bu varsayım dahi, hâkimin somut olayın özelliklerine göre değerlendirme yapmasını ortadan kaldırmaz. Tutuklama, ölçülülük ilkesine tabidir: adli kontrolle amacına ulaşılabilecek hâllerde tutuklama kararı verilmemesi gerekir; tutuklama, beklenen ceza veya güvenlik tedbiriyle ölçüsüz olmamalıdır.
9. Tutuklama Kararının Verilmesi
Tutuklamaya, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi, kovuşturma evresinde ise mahkeme karar verir. Tutuklama kararı, adı geçenin kaçmasını, saklanmasını veya delilleri yok etmesini önlemek amacına yönelik olmalı ve somut olgulara dayalı gerekçe içermelidir; soyut ve genel ifadelerle verilen tutuklama kararları hukuka aykırıdır. Şüpheli veya sanık, kural olarak tutuklama kararından önce hâkim veya mahkeme tarafından dinlenir; müdafii de bu dinlemede hazır bulunabilir.
10. Tutukluluk Süresi (CMK m.102)
| Suçun niteliği | Azami tutukluluk süresi |
|---|---|
| Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işler | En çok 1 yıl; zorunlu hâllerde gerekçeyle 6 ay daha uzatılabilir (toplam en çok 1,5 yıl) |
| Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işler | En çok 2 yıl; zorunlu hâllerde gerekçeyle uzatılabilir, uzatma süresi toplam 3 yılı geçemez (toplamda en çok 5 yıl) |
Bu süreler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinin toplamını kapsar; yani bir kişi aynı dosya kapsamında hem soruşturmada hem kovuşturmada tutuklu kalmışsa, bu süreler birlikte hesaplanır. Sürenin dolmasıyla birlikte, başka bir tutuklama nedeni doğmadıkça kişinin tahliyesi gerekir.
11. Tutukluluğun İncelenmesi (CMK m.108)
Tutukluluk hâli devam ettikçe, tutuklamayı gerektiren şartların hâlâ var olup olmadığı düzenli olarak incelenir. Soruşturma evresinde, şüphelinin tutuklu kaldığı süre içinde ve en geç otuzar günlük süreler itibarıyla, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından, CMK m.100 hükümleri göz önünde bulundurularak, şüpheli veya müdafii dinlenerek tutukluluğun devamına veya tahliyeye karar verilir. Kovuşturma evresinde ise bu inceleme, her oturumda veya kanunda öngörülen sürelerde re’sen mahkeme tarafından yapılır.
12. Tutuklamaya İtiraz ve Salıverilme (Tahliye) Talebi
Hâkim veya mahkemenin verdiği tutuklama kararına karşı itiraz yolu açıktır; şüpheli, sanık veya müdafii, kararın kendisine tebliğinden itibaren kanunda öngörülen süre içinde bir üst merciye itiraz edebilir. İtiraz incelemesi, dosya üzerinden yapılır ve genellikle kısa sürede sonuçlanır. İtirazın reddedilmesi, tahliye talebinde bulunma hakkını ortadan kaldırmaz; şüpheli veya sanık, soruşturmanın veya kovuşturmanın her aşamasında salıverilme (tahliye) talebinde bulunabilir. Tutuklama kararına itiraz süreci hakkında ayrıntılı bilgi için Tutuklama Kararına İtiraz Nasıl Yapılır? yazımızı inceleyebilirsiniz.
13. Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat (CMK m.141-144)
Kanunda belirtilen koşullara aykırı olarak yakalanan, gözaltına alınan veya tutuklanan; kanuni sürede hâkim önüne çıkarılmayan; tutukluluğu makul süreyi aşan; kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatine karar verilen kişiler, uğradıkları maddi ve manevi zararların tazminini devletten isteyebilir (CMK m.141). Maddi tazminat, malvarlığında meydana gelen azalmayı (avukatlık ücreti, kazanç kaybı gibi); manevi tazminat ise özgürlükten yoksun kalma nedeniyle yaşanan elem, keder ve toplumsal itibar kaybını karşılamaya yöneliktir. Tazminat davası, karar veya hükmün kesinleştiğinin ilgiliye tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde bu tarihten itibaren bir yıl içinde ağır ceza mahkemesinde açılmalıdır; bu süreler hak düşürücü niteliktedir.
14. Ceza Soruşturmasının İzleri: Adli Sicil ve Arşiv Kaydı
Bir ceza soruşturması veya kovuşturması, sonucunda mahkûmiyet kararı verilmese dahi bazı kayıtlar bırakabilir. Beraat veya kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar adli sicile işlenmez; ancak mahkûmiyet hükümleri adli sicile kaydedilir ve belirli koşullarla arşiv kaydına dönüşür ya da silinir. Adli sicil ve arşiv kaydının silinme şartları için Adli Sicil Kaydının Silinmesi Şartları ve Süreci yazımızı inceleyebilirsiniz.
15. Olağanüstü Kanun Yolları
Bir yargılama kesinleştikten sonra dahi, kanunda sayılan istisnai hâllerde (yeni delil ortaya çıkması, Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlali kararı gibi) olağanüstü kanun yollarına başvurulabilir. Bu yollar hakkında ayrıntılı bilgi için Ceza Yargılamalarında Olağanüstü Kanun Yolları yazımızı okuyabilirsiniz.
16. Uygulamada Sık Karşılaşılan Senaryolar
Senaryo 1: Karakola Çağrıldım, Ne Yapmalıyım?
A, bir soruşturma kapsamında ifadeye çağrılmıştır. İfade vermeden önce bir avukatla görüşmesi, ifadesinde susma hakkını kullanıp kullanmayacağına ve nasıl bir savunma stratejisi izleyeceğine birlikte karar vermesi önemlidir. İfade tutanağını imzalamadan önce dikkatlice okumalı, kendi beyanının doğru yansıtıldığından emin olmalıdır.
Senaryo 2: Yakınım Gözaltına Alındı
B’nin yakını gözaltına alınmıştır. Yakınına haber verilmesi kanuni bir haktır; B, bir avukatla iletişime geçerek gözaltındaki kişiye müdafi olarak atanmasını sağlayabilir. Gözaltı süresi (24 saat, toplu suçlarda azami 4 gün) sonunda kişi ya serbest bırakılır ya da hâkim önüne çıkarılır.
Senaryo 3: Tutuklama Kararı Verildi
C hakkında tutuklama kararı verilmiştir. C’nin müdafii, karara karşı kanuni süresi içinde itiraz edebilir; itiraz reddedilse dahi, soruşturmanın ilerleyen aşamalarında tahliye talebinde bulunulabilir. Tutukluluk hâli, soruşturma evresinde en geç otuz günde bir hâkim tarafından resen incelenir.
Senaryo 4: Beraat Sonrası Tazminat
D, tutuklu yargılandığı davada beraat etmiştir. D, kararın kesinleşmesinin tebliğinden itibaren üç ay, her hâlde bir yıl içinde ağır ceza mahkemesinde koruma tedbirleri nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası açabilir.
17. Gözaltı ve Tutuklama Sürecinde Süreler (Özet Tablo)
| İşlem | Süre |
|---|---|
| Gözaltı süresi (bireysel suçlar) | 24 saat |
| Gözaltı süresi (toplu suçlar, azami) | 4 gün (24 saat + savcı emriyle günlük uzatma, toplam 3 gün ek) |
| Gözaltı itirazında sulh ceza hâkiminin karar süresi | En geç 24 saat |
| Tutukluluk süresi (ağır ceza dışı işler) | En çok 1 yıl (+6 ay uzatma) |
| Tutukluluk süresi (ağır ceza işleri) | En çok 2 yıl (+3 yıla kadar uzatma, toplam azami 5 yıl) |
| Soruşturmada tutukluluğun resen incelenmesi | En geç 30 günde bir |
| Zorunlu müdafilik eşiği | Alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlar |
| Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davası açma süresi | Tebliğden itibaren 3 ay, her hâlde 1 yıl |
18. Gözaltı ve Tutuklama Sürecinde Sık Yapılan Hatalar
- Avukatsız ifade vermek: Müdafi hakkını kullanmadan verilen ifadeler, sonradan geri alınması güç sonuçlar doğurabilir.
- İfade tutanağını okumadan imzalamak: Beyanın doğru yansıtılmadığı bir tutanak, ileride aleyhe delil olarak kullanılabilir.
- İtiraz sürelerini kaçırmak: Tutuklama kararına itiraz süresinin kaçırılması, o karara karşı ilk itiraz imkânını ortadan kaldırır.
- Tahliye talebini yalnızca bir kez yapıp beklemek: Salıverilme talebi, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında yenilenebilir; şartlar değiştiğinde tekrar talep edilmelidir.
- Tazminat davası süresini kaçırmak: Beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı sonrası 3 aylık/1 yıllık sürenin kaçırılması, tazminat hakkının kaybına yol açar.
Sık Sorulan Sorular (SSS)
Gözaltı süresi en fazla kaç saattir?
Bireysel suçlarda gözaltı süresi en fazla 24 saattir. Toplu olarak işlenen suçlarda, Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle her defasında bir günü geçmemek üzere en fazla 3 gün daha uzatılabilir; bu durumda azami süre 4 güne çıkabilir.
Gözaltına itiraz nasıl yapılır?
Yakalanan kişi, müdafii veya kanuni temsilcisi, gözaltına alma işlemine veya süresinin uzatılmasına karşı sulh ceza hâkimine başvurabilir. Hâkim, başvuruyu dosya üzerinden inceleyerek en geç 24 saat içinde karara bağlar.
İfade verirken susma hakkım var mı?
Evet. Şüpheli veya sanık, kimlik bilgileri dışında, kendisine yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmama (susma) hakkına sahiptir. Susmak, aleyhe delil olarak kullanılamaz.
Her ceza soruşturmasında avukatım olmak zorunda mı?
Müdafi seçme hakkı her zaman vardır; ancak zorunlu müdafi ataması, kural olarak alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlarda ve şüpheli/sanık kendisi müdafi seçemeyecek durumdaysa devreye girer. Bu kapsam dışındaki suçlarda şüpheli talep ederse yine baro tarafından müdafi görevlendirilebilir.
Tutuklama ile gözaltı arasındaki fark nedir?
Gözaltı, kolluk aşamasında Cumhuriyet savcısının kararıyla uygulanan ve en fazla birkaç gün süren geçici bir tedbirdir. Tutuklama ise hâkim veya mahkeme kararıyla uygulanan, çok daha uzun sürebilen (ağır ceza işlerinde azami 5 yıla kadar) bir koruma tedbiridir.
Tutuklama kararına nasıl itiraz edilir?
Şüpheli, sanık veya müdafii, tutuklama kararının kendisine tebliğinden itibaren kanunda öngörülen süre içinde bir üst mercie itiraz edebilir. İtiraz, dosya üzerinden incelenir.
Tutukluluk süresi en fazla ne kadar sürebilir?
Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde en çok 1 yıl (zorunlu hâllerde 6 ay daha uzatılabilir); ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde en çok 2 yıl (zorunlu hâllerde toplam 3 yıla kadar uzatılabilir, yani azami 5 yıl) sürebilir.
Tutukluluk hâli ne sıklıkla incelenir?
Soruşturma evresinde, tutukluluk hâlinin devamının gerekip gerekmediği, en geç otuz günlük süreler itibarıyla sulh ceza hâkimi tarafından şüpheli veya müdafii dinlenerek incelenir.
Haksız yere gözaltına alındıysam veya tutuklandıysam tazminat alabilir miyim?
Evet. Kanunda belirtilen koşullara aykırı yakalanan, gözaltına alınan veya tutuklanan; makul süreyi aşan tutuklulukta kalan ya da hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatine karar verilen kişiler, devletten maddi ve manevi tazminat talep edebilir. Dava, kararın kesinleşmesinin tebliğinden itibaren 3 ay, her hâlde 1 yıl içinde ağır ceza mahkemesinde açılmalıdır.
Adli kontrol tutuklamadan farklı mıdır?
Evet. Adli kontrol, tutuklama nedenleri bulunsa da tutuklamanın ölçüsüz kalacağı hâllerde uygulanan daha hafif bir tedbirdir (imza yükümlülüğü, yurt dışı yasağı, kefalet gibi). Adli kontrol tedbirlerine uyulmaması hâlinde tutuklama kararı verilebilir.
Yakınım gözaltına alınırsa bana haber verilir mi?
Evet. Yakalanan veya gözaltına alınan kişinin, belirttiği yakınlarından istediğine, durum derhâl haber verilir. Bu, kanundan doğan bir haktır.
Beraat ettim ama tutuklu kaldığım süre için ne yapabilirim?
Beraat kararının kesinleşmesinin ardından, tutuklu kaldığınız süre nedeniyle uğradığınız maddi ve manevi zararların tazmini için ağır ceza mahkemesinde koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davası açabilirsiniz; bu davanın süresi tebliğden itibaren 3 ay, her hâlde 1 yıldır.
Sonuç
Gözaltı ve tutuklama süreçleri, kişi özgürlüğünü doğrudan etkileyen, dakikalar ve günler içinde ilerleyen, katı usul ve süre kurallarına bağlı süreçlerdir. Susma hakkının, müdafi hakkının ve itiraz/tahliye taleplerinin doğru zamanda ve doğru şekilde kullanılması, sürecin sonucunu belirleyebilir. Bu rehberde ele alınan bilgiler genel çerçeveyi sunmakla birlikte, her soruşturmanın kendine özgü koşulları sonucu değiştirebilir. Uzun Hukuk Bürosu olarak Fatsa ve Ordu genelinde ceza hukuku ve ceza muhakemesi alanında müdafilik, itiraz ve tazminat davası takibi hizmeti sunuyoruz. Diğer hukuki kaynaklarımıza Hukuki Hesaplama Araçları sayfasından ulaşabilirsiniz.
Bu rehber genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık teşkil etmez. Ceza muhakemesi süreçleri; isnat edilen suçun niteliği, somut olayın özellikleri ve yargılamanın aşamasına göre önemli ölçüde farklılık gösterebilir. Yukarıda yer alan süreler ve eşikler yayın tarihi itibarıyla güncel mevzuata göre derlenmiş olup, mevzuat değişikliklerine karşı güncel durumun teyit edilmesi önerilir. Kesin ve size özel bir değerlendirme için Uzun Hukuk Bürosu’ndan veya alanında uzman bir avukattan destek almanızı tavsiye ederiz.




