AİHM Kararları Işığında Unutulma Hakkı
Unutulma hakkı, dijital ortamda kişisel verilerin korunması bağlamında ortaya çıkan yeni bir haktır. Genel olarak “geçmişte işlenmiş, artık güncelliğini yitirmiş ve kişinin kişilik haklarına zarar veren kişisel verilerin bir süre sonra unutulmasını, silinmesini veya yayılmasının engellenmesini isteme hakkı” şeklinde tanımlanabilirsabanhukukdanismanlik.com. Bu hak, kişisel verilerin korunması hakkının bir alt kavramı olarak görülmekte ve bireylere geçmişte yaşadıkları olumsuz bir olayın toplumsal hafızadan silinmesini (yeniden bir hayat kurabilme imkânı elde etmelerini) sağlama amacı gütmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da unutulma hakkını “üstün kamu yararı yoksa, dijital hafızadaki olumsuz olayların unutulmasını, ilgili kişiye ait kişisel verilerin silinmesi veya yayılmasının önlenmesini isteme hakkı” olarak benimsemiştirsabanhukukdanismanlik.com. Bu çerçevede, unutulma hakkının kullanılmasında temel hak ve özgürlüklerin dengelenmesi esastır; ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü, kamu yararı gibi değerlerle çatıştığında ölçülülük ilkesi gözetilir.
Unutulma hakkının hukuki kaynağı Türk mevzuatında açıkça düzenlenmemiş olmakla birlikte, pratikte KVKK ve 5651 sayılı Kanun gibi düzenlemelerle birlikte Yargıtay ve AİHM kararları bu hakkın kapsamını şekillendirmektedir. Anayasa’da, özel hayatın korunması (m.20) ve kişisel verilerin korunması (m.24) temel hakları unutulma hakkına zemin hazırlar. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (6698 sayılı KVKK) ise kişisel verilerin silinmesini (yok edilmesini) veri sahiplerinin talep edebileceğini hükme bağlar. Ayrıca 5651 sayılı İnternet Kanunu’nun 9. maddesi, kişilik haklarına yönelik ihlallerde yayınların kaldırılması veya erişimin engellenmesi yoluyla unutulma hakkına hukuki bir yol sunar. Bunun yanında Anayasa Mahkemesi de unutulma hakkının devletin pozitif yükümlülüğünden doğduğunu vurgulamış, geçmişin “yeni bir sayfa açmaya” engel teşkil etmemesi gerekliliğini vurgulamıştırmbkaya.com. Sonuç olarak, unutulma hakkı mutlak değildir; kamu yararı, ifade özgürlüğü gibi diğer değerlerle uyumlu şekilde uygulanması gerekir.
Avrupa Hukukunda Unutulma Hakkı ve AİHM Kararları
Avrupa hukuku, unutulma hakkına dair kavramları son yıllarda ayrıntılı olarak tartışmaktadır. Öncelikle AB Adalet Divanı (CJEU) Google Spain kararı (13 Mayıs 2014, C‑131/12) ile bu alanda çığır açmıştır. Bu kararda Divan, arama motorlarının veri sorumlusu olduğunu kabul etmiş ve kişilerin kendileriyle ilgili arama sonuçlarının indeksten çıkarılmasını talep etme hakkı getirmiştir. Mahkeme, özel hayatın korunma hakkının ticari arama motorlarının ekonomik çıkarlarından üstün geldiğine hükmetmiş ve verilerin artık güncel veya ilgili olmadığı durumlarda kişiye başvurma hakkı tanınmıştırarchive.epic.org. Bu karar, AB hukuku bağlamında unutulma hakkının tanınması yönünde dönüm noktası olmuş, 2016’dan itibaren GDPR’nın 17. maddesi ile bu hak özel düzenleme kapsamına alınmıştır.
AİHM, unutulma hakkını Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 8. maddesi (özel hayata saygı) çerçevesinde değerlendirmektedir. AİHM’in 28 Haziran 2018 tarihli M.L. ve W.W. v. Almanya kararı, unutulma hakkını ilk defa kapsamlı biçimde ele almıştır. Davada, 1991’de işlenen bir cinayetle ilgili mahkûmiyet kararları üzerinden yıllar sonra yapılan internet arşivi yayınlarının kaldırılması talebi incelenmiştir. Mahkeme, Alman iç mahkemelerinin bir kamu yararı değerlendirmesi yaptığını ve haberlerin zaman içinde önemini yitirmediği gerekçesiyle kişisel verileri anonimleştirmeme kararını onamıştır. AİHM, başvuranların ifade özgürlüğü (m.10) ile kişilik haklarını kıyaslamış, “kamuoyunun bilgi edinme hakkının özel hayat hakkına üstün geldiği” sonucuna ulaşmış ve ihlâl bulunmadığına karar vermiştirglobalfreedomofexpression.columbia.edu. Bu karar, eski cezai olaylarla ilgili medyada bilgi yayınlanmasının meşruiyetini vurgulamış, unutulma hakkına geniş bir yorum getirmemiştir. Özellikle “olayın kamuoyu ilgisini yitirmediği” ve “bireylerin suçlarıyla artık karşılaşmak istemeyecekleri mutlak bir hakları olmadığı” gerekçeleriyle, dijital hafızada kalıcılık lehine bir sonuca ulaşmıştır.
Buna karşılık AİHM, Satakunnan Markkinapörssi ve Satamedia v. Finlandiya (27 Haziran 2017) kararında, kişisel verilerin yayılmasına yönelik farklı bir yaklaşım sergilemiştir. Bu davada iki medya kuruluşu, Finlandiya’da kamuya açık olan vergi kayıtlarını topluca yayınlamış, sonrasında yasal bir engelle karşılaşmışlardı. AİHM Büyük Daire, erişimin engellenmesine onay vererek haber kuruluşlarının toplu veri yayınını orantısız bulmuştur. Kararda AİHM, açık olan bilgilerin bile AİHS m.8 korumasından bütünüyle muaf olmadığına dikkat çekmiş ve kişisel verilerin bilgilendirilmiş bir şekilde işlenmesi gerektiğini vurgulamıştır. Örneğin, “AİHS’nin 8. maddesi, ilgili kişinin toplanan ve yayılan veriler üzerinde bilgiye ilişkin kendi kendini belirleme hakkını da içerir” şeklindeki hüküm ile veri sahibi rızası dışında toplanan veya kitlesel yayılan verilerin koruma kapsamında olduğu belirtilmiştirinforrm.org. Satamedia kararında, AİHM veri koruma hükümleri ile basın özgürlüğü istisnasını dengelerken, ceza mahkûmiyeti gibi hassas bilgiler için toplu haber yayımının orantısız olduğuna karar vermiştir. Böylece AİHM, ABAD kararlarına kıyasla veri sahiplerinin gizlilik haklarını bir miktar daha güçlü görmüş ve “halka açık” verilerin bile seçici kullanılmasını istemiştir.
Özetle, Avrupa hukukundaki kilit kararlar, unutulma hakkının kişisel verilerin korunması hakkı içinde değerlendirilebileceğini göstermiştir. ABAD Google Spain kararı genel veri koruma perspektifinden bir başvuru yolunu işaret ederken, AİHM ML ve W.W. kararları ifade özgürlüğü lehine bir sınır çizmiştir. Satakunnan Markkinapörssi ve Satamedia ise toplu veri yayımına sınırlama getirmiştir. Bu içtihatlar, Türkiye’de de unutulma hakkı tartışmalarında temel referans noktalarıdır.
Türk Hukukunda Normatif Düzenlemeler ve İçtihat
Türk hukukunda unutulma hakkına ilişkin özel bir yasa maddesi yoktur. Ancak, farklı kaynaklar bu hakkın temellerini oluşturmaktadır. Anayasada mahremiyet hakkı (m.20) ve bilgi edinme hakkı (m.25), unutulma talebini dolaylı olarak destekler. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK), kişisel verilerin işlenmesine kural getirirken aynı zamanda silinme hakkını düzenler. Örneğin, Kanun’un 11. maddesine göre veri sahipleri, verilerinin işlenme amacı ortadan kalktığında veya hukuka aykırı işleme söz konusu olduğunda ilgili kayıtların silinmesini isteyebilir. Kurum bu talepleri 30 gün içinde sonuçlandırmakla yükümlüdür. Ayrıca, 5651 sayılı İnternet Kanunu’nun 9. maddesi “kişilik hakkının ihlali” kapsamında internet içeriğinin çıkarılması veya erişimin engellenmesi usulünü düzenler; unutulma hakkına benzer şekilde kişiye toplumsal öğretilerin silinmesini sağlar. Bu yasa, internet sitelerinin Türkiye’de merkezi varsa ilgili Sulh Ceza Hakimliği’nde, yoksa mağdurun yerleşim yerindeki Sulh Ceza Hakimliği’nde dava açılmasını öngörür.
Dördüncü Hukuk Dairesi ve diğer Yargıtay daireleri, unutulma talebiyle açılan davalarda normatif bir yaklaşım geliştirmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17.06.2015 tarihli kararı (E.2014/4-56, K.2015/1679), “unutulma hakkının kişisel verilerin korunması hakkının bir parçası” olduğunu ifade etmiştircdn.istanbul.edu.trsabanhukukdanismanlik.com. Bu kararda, manevi tazminat davası bağlamında olay esas alınmış; kitabın içinde davacıya ait kişisel verilerin kimlik belirtmeksizin değil de açıkça yer almasının özel hayatın gizliliğini ve unutulma hakkını ihlal ettiğine hükmedilmiştircdn.istanbul.edu.tr. Kararda Yargıtay, unutulma hakkının “kişisel veriler üzerinde özgür tasarruf ve geleceğe yönelik plan yapma” imkanını sağladığına dikkat çekmiş, mahkum bireylerin geçmişten kurtulma hakkına vurgu yapmıştırsabanhukukdanismanlik.comsabanhukukdanismanlik.com. Bu içtihat, Türkiye’de unutulma hakkının kabulünün ilk örneği olmuş, yargı yoluyla geçmişe ilişkin kayıtların kaldırılabileceğini teyit etmiştir. Kararda ayrıca “üstün kamu yararı olmadıkça” ifadesiyle telafi edici silme taleplerinin ölçüsüz kullanılmaması gerektiği vurgulanmıştır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi bu temel karardan sonra benzer olaylarda unutulma talebini değerlendirmeye devam etmiştir. Örneğin son dönemdeki bir kararında (E.2017/2479, K.2020/30, 14.01.2020), internette yayımlanan düşünce ve siyasi kanaat içeriklerinin artık güncelliğini yitirmesi halinde unutulma hakkı çerçevesinde silinme istenebileceğini kabul etmiştir (kararda kişisel veriler ve özel hayatın koruması lehine yorum yapılmıştır). Son dönem Yargıtay kararlarında genel eğilim, bireyin mahkûmiyet veya suçlama geçmişinden kaynaklanan kişisel verilerinin bellekten silinmesinin uygun bulunması yönünde olmakla birlikte, her olayda kamu yararının değerlendirilmesine dikkat edilmiştir.
Diğer taraftan, unutulma talepleri 5651 sayılı Kanun üzerinden de Sulh Ceza Mahkemeleri önüne gelebilmektedir. Mahkemeler, kişilik hakları ihlali iddialarını değerlendirirken “güncellik, haberin kamu yararı ile ilgisi, kişinin toplumsal statüsü” gibi ölçütlere bakar. Örneğin, Yargıtay Ceza Dairesi kararlarında, soruşturmada beraat eden bir kişi hakkında haberin yüzeyi yitirmiş kabul edilip 9 yıl sonra erişimin engellenmesi onanmıştırbarandogan.av.trbarandogan.av.tr. Başka bir kararında ise, ünlü bir moda modelinin aylar önceki haberi, haber konusu kişinin hâlâ tanınması gerekçesiyle unutulma hakkı kapsamı dışında sayılmıştır. Bu bağlamda Sulh Ceza Mahkemeleri de unutulma hakkını içeren taleplerde görev üstlenir. Kişi, içerik sağlayıcılara başvurup sonucu alamazsa (İçt. Mah. 12/5), Sulh Ceza Hakimliğine başvurarak içeriğin kaldırılmasını veya erişimin engellenmesini isteyebilir. Sulh Ceza Hakimlikleri 5651/9 uyarınca başvuruyu inceler; kişilik hakları ihlali varsa yayının kaldırılması kararı verir (karar, erişim sağlayıcılar birliğine bildirilir). Yargıtay uygulamasında, Sulh Ceza kararlarında teknik gerekçeler değil içeriğin kişilik haklarını ihlal edip etmediği esas alınırsabanhukukdanismanlik.com. Böylece unutulma talebi hem idari hem de adli yollardan takip edilebilmektedir.
Kişisel Verileri Koruma Kurumu ve Arama Motorları
2016’da yürürlüğe giren KVKK, unutulma hakkının idari yolla kullanılmasını öngörmüştür. Özellikle Arama Motoru Kararı (23.06.2020, 2020/481) önemli bir eşik oluşturmuştur. KVKK, bu kararda Google, Yandex gibi arama motorlarını “veri sorumlusu” saymış ve onların veri işleme faaliyetlerini kişisel veri işleme kapsamında kabul etmiştirkutelhukuk.com. Kurul, arama motorlarının otomatik indeksleme yaptığını, kişilerin ad-soyadına ilişkin verileri derlediğini tespit ederek bu faaliyetlerin KVKK kapsamına girdiğine hükmetmiştirkutelhukuk.com. Bu durumda ilgili kişiler, arama sonuçları üzerinden kendileriyle ilgili çıkan bilgilerin kaldırılmasını arama motorundan talep edebilecek; arama motoru talebi reddeder veya cevap vermezse Kuruma şikayette bulunabilecektirkutelhukuk.com. Kurum, kararında bu süreci açıkça düzenleyerek unutulma başvurularında “önce arama motoruna, sonra Kuruma” kuralını getirmiştir.
KVKK ayrıca, genel veri koruma hakkı olarak herkese kişisel verilerini silinmesini, yok edilmesini veya anonim hale getirilmesini isteme imkânı tanımaktadır. Bu kapsamda veri sorumlusuna yapılacak başvuruya KVKK’nın 11. maddesinde yer verilmiştir. Başvuru reddedilirse Kurum’a şikayet edilebilir ve Kurul gerekirse idari para cezası uygulanmasını sağlayabilir. Kurum ayrıca verdiği örnek uygulama kararları ile unutulma hakkının koşullarına yönelik ilke kararı niteliğinde rehberlik etmiştir (örneğin kimlik bilgisinin açıkça yayıldığı ama kamu yararı bulunmadığı durumlarda silme yetkisi tanıması).
Medya ve özel şirketlerin sorumlulukları da unutulma bağlamında önem kazanır. Basın kuruluşları ve gazeteciler, kişisel verileri işlerken habercilik hakkı ile özel hayatın gizliliği arasında denge kurmak zorundadır. Yargıtay kararlarında basının haber özgürlüğü güçlü olmakla birlikte suç kapsamında işlenen bir eylem dolayısıyla kişiyi ifşa eden bilgilerin yayımlanması ölçüsüz sayılabilmektedir. Buna göre, medyanın etik ve hukuki sınırları içinde kalması; özellikle yargılaması sonuçlanmamış veya beraat eden kişilere dair görüş paylaşımından kaçınması beklenir. Özel internet şirketleri (sosyal medya platformları, içerik siteleri vb.) ise KVKK kapsamındaki veri koruma yükümlülüklerine tabidir. Çalıştırdıkları algoritmalarla kullanıcı verilerini işleyen şirketler, mahkeme veya KVKK kararlarına uymak zorundadır. Ülkemizde, arama motorları dışındaki sosyal ağ sağlayıcılarının (örneğin YouTube, Facebook, Twitter) Türkiye’de temsilcisi varsa KVKK’ya başvurular yapılabilir; aksi halde Sulh Ceza kararları üzerinden erişim engellenmesi yoluna gidilmektedir. Bu bağlamda, medya ve teknoloji şirketlerinin hem AİHM ve Yargıtay içtihatları hem de yerel mevzuat ışığında kişisel verilerin korunması yönünde olumlu sorumluluk alması beklenir. Özetle, unutulma hakkının işletilebilmesi için medyanın etik ve hukuki yükümlülüklerine uyulması, özel şirketlerin veri sorumlusu konumunda yasal talimatları yerine getirmesi gerekmektedir.
Sonuç
Türk hukuku bağlamında unutulma hakkı, kişisel verilerin korunması ve özel hayatın gizliliği ilkeleriyle desteklenen, normatif ve yargısal gelişmelerle şekillenen bir haktır. AİHM ve Yargıtay içtihatları, bu hakkı doğrudan tanımasa da “güncellik, kamu yararı ve ifade özgürlüğü karşısında sınırlı bir hak” olarak görmektedir. Öte yandan ABAD Google Spain kararı ve KVKK düzenlemeleri arama motorları özelinde bireylere etkili bir başvuru imkânı tanımış, Türkiye’de de arama motorundan önce KVKK’ya başvurma süreci kabul edilmiştir. Ayrıca, 5651 sayılı Kanun aracılığıyla kişilik hakları ihlallerine karşı Sulh Ceza Mahkemeleri’ne erişim öngörülerek unutulma taleplerinin adli hukuka da yansıma imkânı sağlanmıştır.
Tüm bu yollar itibarıyla unutulma hakkı “mutlak bir teminat” olmamakla birlikte, dijital ortamda geçmişe dair huzur arayan bireye koruma imkânı sunar. Uygulamada, bu hakkın kullanılabilmesi için “makul süre”nin geçmesi, mahkumiyet veya ihlal niteliğindeki bilginin artık kamu yararından ziyade zarar verici olması, başvuru sahibinin kişilik değerinin ön planda tutulması gibi kriterler gözetilir. Unutulma talepleri, kanun önünde arama motoru başvurusu – KVKK şikayeti – Sulh Ceza Mahkemesi başvurusu gibi çok katmanlı bir süreçle ilerleyebilir. Medya ve özel şirketler ise kişisel verilerin yasa dışı kullanımı veya yayımı halinde sorumlulukla yükümlü tutulmuş, ihlal durumunda tazminat ve idari yaptırımlarla karşılaşabilecekleri belirtilmiştir.
Sonuç olarak, mevcut Türk hukukunda unutulma hakkı “kişisel verilerin silinmesi” hakkı içinde gelişen dinamik bir alandır. Hem AİHM kararları hem de Yargıtay içtihatları unutulma haklarının kapsamını ve sınırını belirlerken, KVKK ve 5651 sayılı Kanun idari ve adli başvuru yollarını belirlemiştir. Gelecekte, toplumun dijitalleşme düzeyi arttıkça unutulma hakkının sınırları, kanun ve içtihatla daha da netleşecektir. Önemli olan, bu hakkın diğer temel haklarla dengeli bir şekilde uygulanmasıdır; aksi halde ne ifade özgürlüğü ne de özel hayat hakkı tam anlamıyla korunamayacaktır.
Kaynakça: Aşağıda, makalede ele alınan norm ve içtihatlar listelenmiştir.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, M.L. ve W.W. v. Federal Republic of Germany, Başvuru no. 60798/10, 65599/10, 28 Haziran 2018globalfreedomofexpression.columbia.edu.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Satakunnan Markkinapörssi Oy ve Satamedia Oy v. Finland, Başvuru no. 931/13, 27 Haziran 2017inforrm.org.
Avrupa Birliği Adalet Divanı, Google Spain SL ve Google Inc. v. Agencia Española de Protección de Datos (AEPD) ve Mario Costeja González, C-131/12, 13 Mayıs 2014 (ABAD).
T.C. Yargıtay, Hukuk Genel Kurulu, E.2014/4-56, K.2015/1679, 17.06.2015cdn.istanbul.edu.trsabanhukukdanismanlik.com.
T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E.2017/2479, K.2020/30, 14.01.2020.
T.C. Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E.2019/8161, K.2020/13552, 02.11.2020sabanhukukdanismanlik.comsabanhukukdanismanlik.com.
T.C. Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E.2020/20314, K.2021/14119, 02.11.2021sabanhukukdanismanlik.com.
Kişisel Verileri Koruma Kurulu, Karar No. 2020/481, 23.06.2020kutelhukuk.comkutelhukuk.com.
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK), md.11.
5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Hakkında Kanun, md.9.
2872 sayılı Türk Ceza Kanunu, md.135 (kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ifşası).





