Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu (TCK m. 104)
Giriş: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 104. maddesi, rızaya dayanan cinsel ilişki kapsamında reşit olmayan çocukları koruma amacıyla düzenlenen özel bir suç tipidir. Maddenin 1. fıkrasında “Cebir, tehdit ve hile olmaksızın, onbeş yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi, şikayet üzerine, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” hükmü yer alır . Bu düzenleme ile 15–18 yaş aralığındaki çocukların bedensel bütünlüğü korunmakta, istismara karşı ağır bir koruma mekanizması oluşturulmaktadır. Suçun temel şekli şikayete bağlı olarak kovuşturulur . Ayrıca 18/6/2014 tarihli 6545 sayılı Kanun’la yapılan değişikliklerle suçun cezası artırılmış, ensest nitelikli haller (evlenme yasağı bulunan yakın akrabalar arası ilişki) ve evlat edinen/koruyucu aile ilişkisinde işlenen haller nitelikli suç olarak tanımlanmıştır . Aşağıda madde metni, suçun unsurları, fail ve mağdurun özellikleri, şikayet hakkı, maddi ve manevi unsurlar, cezai sonuçlar ile uygulamadaki tartışmalar incelenecektir.
Suçun Unsurları
Maddi Unsurlar: TCK m.104/1’e göre suçun oluşması için failin, “cebir, tehdit ve hile olmaksızın” hareket ederek, “on beş yaşını bitirmiş olan bir çocukla” cinsel ilişkide bulunması gerekir . Burada mağdur, 15 yaşını tamamlamış ancak 18 yaşını doldurmamış bir çocuk olarak tanımlanmıştır . Cinsel ilişki fiili; iki kişi arasında karşılıklı cinsel temaş ve etkileşimi ifade eder ve yalnızca penile vajinal penetrasyonla sınırlandırılmamıştır . Yargıtay 14. Ceza Dairesi’nin bir kararında “cinsel ilişki” olarak penis vajinal/anal penetrasyonu tanımlanmışsa da , doktrinde kavram daha geniş tutulmaktadır . Özetle, fiilin gerçekleşebilmesi için mağdurun bedeni ile fail arasında karşılıklı cinsel birleşme veya temasın (vajinal, anal veya oral) bulunması yeterlidir. Failin bu eyleminde güç kullanması, tehdit veya hileye başvurması söz konusu değildir; aksi halde fiil TCK 103 (çocukların cinsel istismarı) kapsamına girecektir. Rıza Sorunu: Suç tanımında “rızası ile” ifadesi yer almasa da, 15–18 yaş arasındaki çocuğun rızasının geçerliliği kabul edilmemiştir. Yasa koyucu, 16–18 yaş grubundaki çocukların cinsel ilişkiye girme konusunda “rıza verme yetkisi” bulunmadığını hüküm altına almıştır . Bu nedenle, mağdurun rızası suçu ortadan kaldıran hukuki neden sayılmaz. Bir başka deyişle, fail mağdurun rızasını ileri sürse bile maddenin koruduğu hakka tecavüz edilir ve suç oluşur . Fail ve Mağdur: Kanunda fail için özel bir sıfat öngörülmemiştir, dolayısıyla suç “özgü suç” olmayıp herkes fail olabilir . Doktrinde zaman zaman failin “mutlaka ergin (18 yaşını doldurmuş) olması” gerektiği iddiası ileri sürülmüşse de, Kanun metninde böyle bir yaş sınırlaması yoktur . Kanun koyucunun açıkça 15–18 yaş arası iki çocuk arasındaki ilişkiyi de suç olarak tanımlaması, failin de reşit olmayan olabileceğini göstermektedir . Nitekim Yargıtay da failin 18 yaşından küçük olabileceğini kabul etmektedir . Ancak fail çocuk olduğunda TCK m.31 uyarınca cezada indirim öngörülür . Mağdur ise m.104’te belirtilen yaş aralığındaki çocuktur (on beş yaşını bitirmiş olan). Mağdurun medeni hali, cinsiyeti veya başka özellikleri suçta belirleyici değildir; kural olarak kız veya erkek her çocuk mağdur olabilir . Fail ile mağdur arasında “evlenme yasağı” varsa (ensest ilişkide) ya da fail çocuğu evlat edinmiş/koruyucu aile kapsamında ise durum nitelikli hale gelir (bk. aşağı).
Şikayet Hakkı
Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun basit şekli (TCK m.104/1) şikayete bağlı bir suçtur . Şikayet hakkı asli olarak mağdur çocuğa aittir; doktrinde “şikayet hakkı çocuktadır” görüşü kabul görmekte ve anne-baba/kanuni temsilcinin kullanımı halinde de şikayetin geçerli sayılması gerektiği belirtilmektedir . Uygulamada mahkemeler, reşit sayılan (15–18 yaş) mağdurun iradesini esas almakta, temsilci şikayetinin olduğu durumlarda çocuğun rızası veya feragat etme durumu incelenmektedir. Şikayet süresi Kanun’a (TCK m.73) göre failin fiil ve fail kimliğini öğrendiği tarihten itibaren altı aydır . Bu süre içinde şikayet yapılmazsa kovuşturma yapılamaz; Yargıtay kararlarında, altı aylık süre geçtikten sonra yapılan şikayet nedeniyle davanın düşeceği vurgulanmıştır . Ayrıca CMK m.253/5’teki “uzlaştırma” hükümleri, şikayete bağlı suçlar için getirilen istisna hükmüne dayanılarak bu suçta uygulanmaz .
Maddî ve Manevî Unsurlar
Maddî Unsurlar: Suçun oluşması için fail tarafından gerçek bir cinsel ilişki fiili gerçekleştirilmelidir. Bu fiil, karşılıklı cinsel münasebet veya cinsel temastan ibarettir . Kuvvet, tehdit veya aldatma kullanılmamalıdır; aksi halde TCK 103 (nitelikli çocuk cinsel istismarı) devreye girer. Mağdurun 15 yaşını tamamlamış olması suçun maddî unsurudur . Mağdurun rızasının geçerliliği ise asla suçun varlığını kaldırmaz .
Manevî Unsurlar: Suçun manevi unsuru kasıtlı iştir. Fail, suçun maddi unsurlarını bilerek ve isteyerek gerçekleştirmelidir. Eğer fail, mağdurun 15 yaşını doldurmadığını bilmesine rağmen mağdurun 15’in üstünde olduğunu düşünerek (yanılarak) eylemi gerçekleştiriyorsa ve bu yanılgı kabul edilebilir nitelikte ise kasti unsur ortadan kalkar . Yargıtay Ceza Genel Kurulu da benzer şekilde, mağdurun yaşına ilişkin kusurlu fakat kabul edilebilir yanılmanın failin kasdını ortadan kaldıracağına hükmetmiştir . Sonuçta, failin mağdurun reşit olmadığını bilmesi ve eylemi bu bilinçle yapması gerekir; hata halinde kasıtsızlık söz konusu olur. Failin fiilini gerçekleştirirken çeşitli kusur türleri (özen yükümlülüğüne aykırılık gibi) bu suçta aranmaz.
Cezai Sonuçlar ve Nitelikli Haller
TCK m.104/1’e göre suçun temel şekline uyan eylemler 2–5 yıl hapis cezası ile cezalandırılır . Madde 104’ün 2. ve 3. fıkralarında nitelikli haller düzenlenmiştir :
Ensest ilişkiler (m.104/2): Mağdur ile fail arasında evlenme yasağı bulunan kişiler (yakın akrabalar) tarafından işlenen cinsel ilişki suçunda şikayet aranmaz ve ceza 10–15 yıl hapis olarak artırılır . Ebeveyn/adoptif ilişkiler (m.104/3): Suç, failin mağduru evlat edineceği çocuğun bakımını üstlenmesi veya koruyucu aile ilişkisi çerçevesindeki yükümlülükleri kapsamında olması halinde de şikayetsiz kovuşturulur ve bir önceki fıkradaki ceza uygulanır .
Eskiden TCK 104/2’de, fail mağdurdan beş yaş büyükse şikayet aranmaksızın cezanın iki kat artırılması hükmü vardı; ancak bu düzenleme Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir . Bunun yerine 2014 değişikliğiyle yukarıdaki ensest/geçimsizlik halleri eklenmiştir.
Failin cezai sorumluluğu bakımından failin yaşı önemli bir faktördür. Yargıtay kararları, failin 18 yaşını doldurmamış olabileceğini kabul etmekte ; ancak fail çocuk olduğunda TCK m.31 hükmü gereğince cezayı indirim nedeni olarak değerlendirmektedir . Örneğin iki taraf da reşit olmayan 15–18 yaş grubundan çocuklar ise, doktrinde karşılıklı şikayet halinde her ikisinin de ceza alabileceği görüşü vardır . Bazı görüşe göre ise sadece ilişkiye ikna eden taraf fail kabul edilmelidir . Uygulamada failin yaşı 12 yaşından küçük ise suçtan ceza verilemez; 12–15 yaş arası ise özel ceza hükümlerine göre değerlendirilir.
Uygulamadaki Tartışmalar
Cinsel İlişkinin Tanımı: Kavramın yorumu tartışmalıdır. Yargıtay 14. Ceza Dairesi bazı kararlarında cinsel ilişkiyi sadece erkek cinsel organının penetrasyonu olarak yorumlamış . Buna göre vajinal veya anal penetrasyon (kızlık bozma) aranmaktadır. Ancak doktrinde cinsel ilişki daha geniş anlaşılmış, her türlü karşılıklı cinsel temasın suç kapsamında olduğu kabul edilmiştir . Örneğin iki kadın arasında ellerle veya diğer şekilde temas da bu suç kapsamına girebilir. Failin Cinsiyeti: Yargıtay’ın dar yorumuna göre sadece penisli birey fail olabilirken , eleştirilere göre bu görüş eksik kalmaktadır. 5237 sayılı Kanun, cinsel ilişki terimini basitçe kullanmış, penetrasyona indirgememiştir . Bu nedenle iki farklı cinsiyetteki çocuklar karşılıklı rızaya dayalı ilişkiye girdiyse, her iki tarafın da fail sayılabileceği kabul edilmelidir. İki Çocuk Arasındaki Eylem: İki reşit olmayan arasında rızaya dayalı ilişki gerçekleştiğinde nasıl işlem yapılacağı tartışmalıdır. Doktrinde bir görüşe göre her iki taraf da fail sayılmalı, karşılıklı şikayet halinde her ikisi cezalandırılmalıdır . Buna karşılık başka bir görüşe göre sadece ilişkiye ikna eden taraf fail kabul edilmelidir . Yargıtay kararları henüz bu konuda netleşmemiştir; genellikle her iki tarafın da çocuk olduğu durumlarda iki ayrı suçî kişilik değerlendirilir. Şikayet Hakkı: Kimi yorumlarda şikayet hakkının muğlak olduğu ifade edilmiş, ancak çoğunluk görüşe göre bu hak mağdur çocuğa aittir . Uygulamada anne-baba veya vasilerin de şikayetçi olması mümkündür; her durumda çocuk mağdurun iradesi gözetilir. Yargıtay kararlarında da suçun şikayete bağlı olduğu vurgulanarak, geç gelen şikayet nedeniyle kamu davasının düşürüldüğü görülmüştür . Rıza: 15–18 yaş grubunda dahi mağdurun rızasının sonucuna etki etmemesi bazılarına tuhaf gelebilir. Oysa Türk hukukunda 15–18 yaş grubundaki çocuk “reşit sayıldığından” bile özne kişinin rızası geçerli sayılmaz . Bu, Anayasa (m.41) ve TCK m.104 hükmünün yorumundan doğan bir ilkedir. Dolayısıyla fail mağdurun rızasını indirim nedeni olarak öne süremez. Suç Değerlendirmesi: Eylemin TCK 103 (nitelikli cinsel istismar) muamelesi mi, yoksa TCK 104’ün koruması altında bir şikayete bağlı suç mu olduğu önemlidir. Yargıtay örneğin 2015 tarihli bir kararında eylemi öncelikle cinsel istismar kapsamında değerlendirip sonra reşit olmayanla cinsel ilişki suçu kapsamında değerlendirmiş ve şikayet süresinin geçmesi nedeniyle kovuşturmanın durdurulmasına karar vermiştir . Bu tür karmaşıklıklar, failin mağdurun yaşını bilip bilmediği, eylemin nasıl meydana geldiği gibi olgulara göre çözülmektedir.
Sonuç
Reşit olmayanla cinsel ilişki suçu, 15–18 yaş arası çocukları koruyan, rızaya dayalı cinsel eylemi cezalandıran özel bir suç tipidir . Maddî unsurlarında zorlamanın bulunmaması, mağdurun kesin yaş şartı, manevi unsurunda ise failin kasıtlılığı öne çıkar. Suçun basit hali şikayete bağlı olup cezası 2–5 yıl hapis; ensest veya bakım ilişkilerinde (evlat edinme/koruyucu aile) şikayet aranmaksızın 10–15 yıl hapisle cezalandırılmaktadır . Uygulamada, failin cinsiyeti, iki çocuk arasındaki irtibat, mağdurun rızası veya şikayet hakkının kimlere ait olduğu gibi hususlar tartışılmaktadır . Mevcut içtihatlar ve doktrin, bu konularda yol gösterici olmakta; özellikle şikayet hakkının mağdur çocuğa ait olduğu, failin kasıtlılığının mağdurun yaşının biliniyor olmasıyla sağlandığı kabul edilmektedir . Sonuç olarak, TCK m.104’ün amacı, reşit olmayan çocukları cinsel istismardan etkin biçimde korumaktır; bu amaç çerçevesinde yasanın unsurlarının uygulanması ve yorumlanması büyük titizlik gerektirmektedir.
Kaynakça (APA):
Kartal, P. M. (2016). Reşit Olmayanla Cinsel İlişki (TCK m.104). Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 65(4), 2083–2100.
Kurbanlı, M. (2023). Basit Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu (TCK madde 104/1). Selçuk Üniversitesi Avukatlık ve Adalet Meslek Yüksekokulu Dergisi, 6(2), 105–145.
Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı Kanun). Resmi Gazete, 12 Ekim 2004, Sayı 25611. (Değişiklik: 6545 sayılı Kanun, 18 Haziran 2014, Sayı 29090).
Yargıtay 14. Ceza Dairesi, E.2012/6729, K.2014/5373 (14 Aralık 2014).
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E.2013/14573, K.2013/432 (25 Şubat 2016).




